SGK Primi Ne Zaman Yatar? Prim Ödeme Son Günü, Bildirim Süresi ve Gecikmenin Bedeli (2026)
İşveren tarafında en çok karıştırılan iki tarih vardır: <strong>beyannamenin verildiği gün</strong> ile <strong>primin ödendiği gün</strong>. Bunlar aynı yükümlülüğün iki adımı değil, iki ayrı yükümlülüktür; farklı kurumların takvimine tabidirler ve kaçırıldıklarında farklı sonuçlar doğururlar. "Muhasebeci beyannameyi verdi, iş bitti" cümlesi, bu ayrımı bilmeyen her şirketin bir kez kurduğu ve bir kez pahalıya ödediği cümledir. Bu rehber, SGK prim ödeme takvimini işveren operasyonu olarak ele alır: ödeme süresinin yapısal kuralı nedir, son gün tatile denk gelirse ne olur, hangi ödemeler bu takvime tabidir, geç ödemenin doğurduğu gecikme cezası ve gecikme zammı nasıl işler ve asıl pahalı sonuç olan <strong>teşvik hakkı kaybı</strong> neden bir günlük gecikmede bile doğar. Son gün kuralları ve beyanname günleri mevzuat düzenlemeleriyle değişebildiği için sabit gün sayısı yazmıyoruz; yapısal kuralı veriyor, güncel takvimi yürürlükteki SGK ve GİB duyurularından teyit etmenizi öneriyoruz.
Kısa Cevap: Beyan Etmek ile Ödemek Aynı Şey Değildir
Kısa cevap: Sigorta primleri, kural olarak ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenir (5510 sayılı Kanun md. 88). Aylık prim ve hizmet bilgisinin beyan edilmesi ise ayrı bir yükümlülüktür; bugün Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi (MUHSGK) ile, takip eden ay içinde vergi idaresinin belirlediği güne kadar yapılır. Beyannameyi zamanında vermek primi ödemiş olmak değildir; primi ödemek de beyannameyi vermiş olmak değildir. İki ayrı süre, iki ayrı yaptırım.
Bu ayrımın pratikte üç sonucu var:
- Tahakkuk beyanla oluşur, borç ödemeyle kapanır. Beyanname verildiğinde ortaya bir tahakkuk çıkar; o tahakkuk ödenene kadar borç durmaya devam eder. Ekranda "tahakkuk oluştu" görmek, ödemenin yapıldığı anlamına gelmez.
- Yaptırımlar farklıdır. Beyanın süresinde verilmemesi 5510 md. 102 kapsamında idari para cezası doğurur; primin süresinde ödenmemesi ise md. 89 uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı doğurur. İkisi birbirinin yerine geçmez, üst üste binebilir.
- Teşvik her ikisini birden arar. Prim teşviklerinden yararlanmanın koşulları arasında hem bildirimin yasal süresinde yapılmış olması hem de primlerin yasal süresinde ödenmiş olması vardır. Birini aksatmak, o dönemin teşvik avantajını tümüyle silebilir.
Bir uyarıyı baştan yapalım: bu sayfada sabit bir "son gün" rakamı yazmıyoruz. Beyanname günleri ve bazı ödeme süreleri mevzuat düzenlemeleri ve idari kararlarla değişebiliyor; birkaç yıl önce yazılmış bir "ayın şu günü" tarifine güvenmek, kaçırılan bir vadenin en yaygın sebebidir. Bunun yerine yapısal kuralı öğrenin ve her dönem güncel duyurudan doğrulayın. Beyanname tarafının ayrıntısı için e-Bildirge ve MUHSGK rehberimize bakabilirsiniz.
İki Süre Yan Yana: Neyi Kim, Nereye, Ne Zaman?
Aşağıdaki tablo işverenin aylık takviminde duran yükümlülükleri tek bakışta verir. Sütunlardan en önemlisi sonuncusudur: kaçırıldığında ne olduğu.
| Yükümlülük | Nereye / hangi kanaldan | Süre kuralı | Kaçırılırsa |
|---|---|---|---|
| Aylık prim ve hizmet bilgisinin beyanı | MUHSGK — GİB beyanname sistemi | Ait olduğu ayı takip eden ay içinde, idarenin belirlediği güne kadar | 5510 md. 102 idari para cezası + o dönemin teşvik hakkı |
| Sigorta primlerinin ödenmesi | SGK — banka ve elektronik tahsilat kanalları | Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar (md. 88) | Gecikme cezası + gecikme zammı (md. 89) + teşvik hakkı |
| Sigortalı işe giriş bildirgesi | SGK işveren uygulamaları (e-Bildirge) | Kural olarak çalışmaya başlanılan günden en az bir gün önce | Her sigortalı için ayrı idari para cezası |
| Sigortalı işten ayrılış bildirgesi | SGK işveren uygulamaları | Sigortalılığın sona ermesini izleyen on gün içinde | Ayrı idari para cezası; çalışanın ödenek süreci gecikir |
| Çalışılmadığına dair bildirim | e-Vizite | Rapor sisteme düştükten sonra mevzuattaki süre içinde | Çalışanın geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez |
| İdari para cezasının ödenmesi | SGK | Tebliğden itibaren mevzuatta öngörülen süre; on beş gün içinde peşin ödemede dörtte üç oranında tahsil edilir | Borç durumuna girer; teşvik ve borcu yoktur yazısını etkiler |
| Yapılandırma taksiti | SGK | Kendi taksit takvimi | Yapılandırmanın bozulması |
Tabloyu okurken iki noktayı ayırt edin. Birincisi, beyan yükümlülüğü ile ödeme yükümlülüğü farklı kurumların ekranlarında yaşar: beyan GİB tarafında, ödeme ve diğer bildirimler SGK tarafında. İkincisi, idari para cezasında öngörülen peşin ödeme indirimi gerçek bir tasarruf kalemidir; tebliğ edilen bir cezayı "itiraz edelim, sonra bakarız" diye bekletmek, çoğu zaman itirazın kazandıracağından fazlasını kaybettirir. Cezanın tutarlarını burada yazmıyoruz — tutarlar aylık brüt asgari ücrete endeksli olduğu için her yıl değişir; bilinmesi gereken tutar değil ölçüdür.
Prim Ödeme Süresinin Yapısal Kuralı: Takip Eden Ayın Sonu
5510 sayılı Kanun md. 88, işverenin bir ay içinde çalıştırdığı sigortalılara ilişkin primleri en geç takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödemesini öngörür. Bu kural yapısaldır: gün sayısı değil, ayın son günü esas alınır.
Pratikte bunun anlamı şudur:
- Ocak ayına ait primler şubat ayının son gününe kadar ödenir; şubat 28 veya 29 gün çektiği için bu tarih yıldan yıla değişebilir.
- Mart ayına ait primler nisan ayının son gününe (30 Nisan) kadar ödenir.
- Aralık ayına ait primler ocak ayının son gününe (31 Ocak) kadar ödenir — yani yılın son ayının primi yeni yılın ilk ayında ödenir. Yıl sonu kapanışında en sık atlanan kalem budur.
Üç istisna ve özel durum bilinmelidir. Birincisi, kamu idarelerinde ücret ödeme dönemi farklı belirlendiği için prim ödeme düzeni de özel sektörden ayrışır. İkincisi, ihale konusu işler ile özel nitelikteki inşaat işlerinde yükümlülükler işin kendi dosyası üzerinden yürür; şirketi tek bir bütün gibi düşünen toplam kontroller bu dosyalardaki gecikmeyi görmez. Üçüncüsü, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan 4/1-b (Bağ-Kur) sigortalıları için ödeme düzeni işveren primlerinden farklı işler; ayrıntısı Bağ-Kur rehberimizde.
Burada en sık yapılan hatayı tekrar edelim, çünkü aramaların büyük kısmı tam olarak bu karışıklıktan doğar: "beyannamenin son günü" ile "primin son ödeme günü" aynı gün değildir. Beyanname günü, vergi idaresinin belirlediği ve genellikle ay sonundan önce gelen bir gündür; prim ödemesinin yapısal sınırı ise ayın son günüdür. İkisini tek bir tarih sanan işveren, ya beyannameyi geciktirir ya da ödemeyi erken sandığı bir tarihe kilitleyip nakit planlamasını gereksiz sıkıştırır.
Son Gün Hafta Sonuna veya Resmî Tatile Denk Gelirse
Ayın son günü cumartesi, pazar ya da resmî tatile denk geldiğinde ne olacağı, her yıl birkaç kez sorulan bir sorudur. İdari uygulamada genel kural, sürenin son günü resmî tatile rastladığında ödemenin takip eden ilk iş günü içinde yapılabilmesidir. Bu bir yorum değil, idarenin duyurduğu uygulamadır; yine de her dönem güncel duyurudan doğrulanması gerekir, çünkü bayram tatillerinin süresi ve idari izin kararları yıldan yıla değişir.
Ancak burada işverenin asıl riski hukuki değil, operasyoneldir:
- Banka çalışma saatleri ve EFT kesim saati. Ödeme talimatını son gün akşam saatlerinde vermek, işlem tarihinin ertesi güne kaymasıyla sonuçlanabilir. Vade kaçmasa bile dekont tarihinin ertesi güne düşmesi, sonradan yapılan bir teşvik incelemesinde açıklama gerektiren bir ayrıntıya dönüşür.
- Bayram arifeleri. Ramazan ve Kurban bayramı arifelerinde çalışma saatleri kısalır; ay sonu arifeye denk geldiğinde ödeme penceresi fiilen yarım güne iner. Yıl içindeki tatil takvimini İK ve bordro takvimi sayfamızdan takip edebilirsiniz.
- Yıl sonu. 31 Aralık ve 1 Ocak çevresindeki iş günü sayısı, hem aralık ayı işlemlerini hem kasım ayına ait ödemeyi aynı dar pencereye sıkıştırır.
Bunun tek akılcı sonucu vardır: ödemeyi son güne bırakmayın. Erken ödemenin hiçbir hukuki maliyeti yoktur — primin vadesinden önce ödenmesi bir dezavantaj üretmez. Geç ödemenin ise hem faiz hem teşvik maliyeti vardır. Nakit akışınız izin veriyorsa ödemeyi ay sonundan birkaç iş günü önceye çekmek, tatil ve saat kesimi risklerinin tamamını sıfırlar.
Bu Takvime Tabi Olan ve Olmayan Ödemeler
"SGK ödemesi" tek bir kalem değildir ve hepsi aynı vadeye tabi değildir. Ayrımı bilmemek, ödendiği sanılan bir borcun aylarca açık kalmasına yol açar.
| Ödeme | Vade | Not |
|---|---|---|
| Cari ay sigorta primi (sigortalı + işveren payı) | Ait olduğu ayı takip eden ayın sonu | Asıl takvim budur |
| İşsizlik sigortası primi | Aynı vade | Sigorta primiyle birlikte tahakkuk eder ve ödenir |
| İdari para cezası | Tebliğe bağlı ayrı süre | Peşin ödeme indirimi vardır; cari primden bağımsızdır |
| Yapılandırma taksiti | Kendi taksit takvimi | Cari primle karıştırılmamalıdır — bkz. borç yapılandırma rehberi |
| Tecil ve taksitlendirme ödemeleri | Kendi ödeme planı | Plana uyulmaması tecili bozar |
| Gelir vergisi stopajı ve damga vergisi | Vergi tarafının kendi takvimi | MUHSGK ile beyan edilir ama SGK primi değildir |
Tablodaki en pahalı karışıklık üçüncü ve dördüncü satırlar arasındadır. Yapılandırma taksitini ödemek, cari ay primini ödemek yerine geçmez. Yapılandırma düzenlemelerinde, yapılandırmanın ayakta kalabilmesi için cari dönem yükümlülüklerinin de aksatılmaması aranır. Yani nakit sıkışıklığında "önce taksiti ödeyelim, cari primi sonra veririz" kararı, yapılandırmanın bozulmasıyla sonuçlanabilir ve o zaman ödenen taksitler de amaçladığı korumayı sağlamaz.
İkinci karışıklık ise vergi ile sosyal güvenlik tarafı arasındadır. Beyannamenin tek belgede birleşmiş olması, iki yükümlülüğü tek yükümlülüğe dönüştürmez: vergi tarafındaki eksiklik Vergi Usul Kanunu'na, sosyal güvenlik tarafındaki eksiklik 5510 sayılı Kanun'a göre ayrı ayrı yaptırıma bağlıdır.
Geç Ödemenin Birinci Sonucu: Gecikme Cezası ve Gecikme Zammı
5510 sayılı Kanun md. 89, Kurumun süresi içinde ve tam olarak ödenmeyen prim ve diğer alacakları için gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmasını öngörür; tahsilde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri devreye girer.
İki kavram sıkça birbirinin yerine kullanılır, oysa farklıdırlar:
- Gecikme cezası, gecikilen ilk dönem için uygulanan ve borcu belirli bir oranda artıran sabit nitelikli bir yüktür.
- Gecikme zammı ise borç ödenene kadar her ay yeniden işleyen ve piyasa faizine endeksli olarak hesaplanan bir yüktür.
Oranları burada yazmıyoruz: gecikme zammı hesaplamasında kullanılan ölçütler mevzuatla ve piyasa verisine göre değişir; bir rehberde sabitlenmiş oran, kısa sürede yanlış bilgiye dönüşür. Bilinmesi gereken üç davranış özelliğidir:
- Zaman işledikçe büyür. Gecikme zammı aylık olarak yeniden hesaplandığı için, "birkaç ay sonra toplu öderiz" kararı borcu doğrusal değil, birikimli olarak büyütür.
- Kısmi ödeme borcu kapatmaz. Ödenen tutar, borcun asıl ve fer'i kalemlerine mevzuattaki mahsup düzenine göre dağıtılır; "anaparayı yatırdım" demek, fer'ilerin bittiği anlamına gelmez.
- Faiz, gecikmenin en ucuz sonucudur. Bir sonraki bölümde göreceğiniz gibi, teşvik kaybı çoğu işletmede gecikme zammından büyüktür.
Süresi geçmiş borçlar için mevzuatın öngördüğü yapılandırma ve taksitlendirme yolları vardır; hangisinin ne getirdiğini ve teşvik hakkını hangi ölçüde geri açtığını SGK borç yapılandırma rehberimizde ayrıntılı anlattık.
En Pahalı Sonuç: Teşvik Hakkının Kaybı
İşverenlerin çoğu gecikmeyi bir faiz meselesi olarak düşünür. Oysa Türkiye'de prim teşvikleri, işveren maliyetinin görünür bir bölümünü oluşturur ve teşvikten yararlanmanın koşulları süresinde bildirim ve süresinde ödeme üzerine kuruludur.
Teşviklerden yararlanmanın ortak şartları şu başlıklarda toplanır:
- Aylık prim ve hizmet bilgisinin yasal süresi içinde verilmiş olması.
- Primlerin yasal süresi içinde ödenmiş olması — özellikle 5510 md. 81 kapsamındaki prim indiriminde cari ay primlerinin süresinde ödenmesi aranır.
- Kuruma yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması.
- Kayıt dışı sigortalı çalıştırılmamış veya sigortalının fiilen çalışmadığı hâlde bildirilmemiş olması.
Bu listenin pratik sonucu serttir: bir günlük gecikme, o döneme ait indirimi tümüyle silebilir. İndirim tutarı, aynı gecikme için hesaplanacak gecikme zammından çoğu işletmede kat kat büyüktür. Yani "birkaç gün sonra öderiz, faizini de öderiz" hesabı, faizi doğru hesaplasa bile asıl kaybı görmez.
İkinci risk geriye dönüktür: şartları sağlanmadığı hâlde yararlanılan teşvikler iptal edilir ve gecikme cezası ile gecikme zammıyla birlikte geri alınır. Bu, tek bir dönemi düzeltmenin birkaç dönemi birden açtığı, en sevilmeyen senaryodur.
Üçüncü nokta ise borcun türüyle ilgilidir: teşvik şartındaki "borç" yalnızca prim borcu değildir. Ödenmemiş bir idari para cezası veya birikmiş gecikme zammı da vadesi geçmiş borç sayılır ve teşvik kapısını kapatabilir. Bu yüzden ceza tebliğ edildiğinde onu "sonra bakarız" kutusuna atmak, faiz maliyetinden bağımsız olarak teşvik maliyeti üretir. Hangi teşvikin hangi şartlara bağlı olduğunu SGK işveren teşvikleri rehberinde bulabilirsiniz.
Borcu Yoktur Yazısı, İhale, Hakediş ve Devir Sorumluluğu
Prim borcunun etkisi şirketin kendi bilançosuyla sınırlı kalmaz; dışarıya açılan kapıların çoğu "borcu yoktur" belgesinden geçer.
- Kamu ihaleleri ve hakediş ödemeleri: ihaleye katılım ve hakedişin ödenmesi aşamalarında Kuruma borcu bulunmadığının belgelenmesi aranır.
- Teşvik, destek ve hibe başvuruları: çoğu destek programının ön şartı borçsuzluktur.
- Bazı ruhsat, izin ve tescil işlemleri: idarelerin talep ettiği belgeler arasında yer alabilir.
Burada bir ayrım kritik önemdedir: vadesi gelmemiş borç ile vadesi geçmiş borç aynı şey değildir. Henüz ödeme süresi dolmamış cari ay tahakkuku sizi "borçlu" hâline getirmez. Şartların aradığı şey, yasal ödeme süresi geçmiş borcun bulunmamasıdır. Ayrıca yapılandırılmış ve taksitleri düzenli ödenen borçların, mevzuatta öngörülen şartlarla borcu yoktur değerlendirmesinde farklı ele alınabildiğini de bilmek gerekir.
İki sorumluluk kuralı da bu başlığa girer, çünkü ikisi de "benim dosyam temiz" varsayımını bozar:
- Alt işveren ilişkisinde asıl işverenin sorumluluğu. 5510 md. 12 uyarınca asıl işveren, alt işverenin Kuruma olan prim ve diğer yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yani alt işvereninizin gecikmesi, sizin borcunuz hâline gelebilir ve sizin "borcu yoktur" yazınızı da etkiler.
- İşyeri devrinde devralanın sorumluluğu. İşyerinin devri hâlinde, devir tarihinden önceki döneme ait Kurum alacaklarından devralan işveren de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur. Bu nedenle bir işyeri devralınırken yapılacak ilk kontrol, kurum nezdindeki borç durumudur.
Alt işveren çalıştıran işverenler için pratik öneri şudur: sözleşmeye "borcu yoktur yazısının periyodik olarak ibraz edilmesi" şartını koyun ve hakediş ödemelerini bu belgeye bağlayın. Bu, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz ama sürprizi ortadan kaldırır.
Ödemeyi Kaçırmamak İçin Aylık Operasyon Takvimi
Kaçırılan vadelerin sebebi neredeyse hiçbir zaman "unutmak" değildir; sahibinin belirsiz olmasıdır. Aşağıdaki takvim, aynı ayın içindeki işleri sırayla ve sahibiyle birlikte verir.
| Ne zaman? | Yapılacak iş | Sahibi |
|---|---|---|
| Ay boyunca | Puantaj, izin, rapor ve giriş-çıkış kayıtlarının güncel tutulması | İK |
| Ayın son haftası | Puantajın kapatılması, eksik gün gerekçelerinin belgelenmesi | İK |
| Ay biter bitmez | Bordronun hesaplanması ve kontrolü | Bordro / mali müşavir |
| Beyanname penceresi | MUHSGK'nın verilmesi | Mali müşavir |
| Tahakkuk çıkınca | Tahakkuk tutarının bordroyla karşılaştırılması | Finans |
| Ay sonundan birkaç iş günü önce | Prim ödemesinin yapılması | Finans |
| Ödemeden sonra | Dekontun saklanması ve borç sorgusuyla teyit | Finans |
| Her ay | Teşvik tutarının bordroya doğru yansıdığının kontrolü | Bordro |
Bu takvimin ayrıntılarında iki alışkanlık, gecikmelerin büyük kısmını önler. Birincisi, tahakkuk ile bordronun karşılaştırılmasıdır: iki rakam tutmuyorsa ya bildirimde ya bordroda hata vardır ve bunu ödeme yapıldıktan sonra fark etmek, düzeltmeyi pahalılaştırır. İkincisi, ödemeden sonra borç sorgusuyla teyit etmektir; ödemenin yanlış dosyaya veya yanlış döneme düşmesi düşünülenden sık görülür ve ancak sorguyla ortaya çıkar.
Beyanın dayandığı verinin ay içinde biriktirilmesi konusuna girmiyoruz — kapanış kontrol listesini e-Bildirge ve MUHSGK rehberinde ayrıntılı verdik. Buradaki asıl mesaj şudur: ödeme gününde yapılan iş yalnızca ödemedir; geri kalan her şey o günden önce bitmiş olmalıdır.
Sık Karıştırılan Beş Nokta
| Karıştırılan | Doğrusu |
|---|---|
| "Beyannameyi verdik, prim ödendi" | Beyan tahakkuk oluşturur, ödeme borcu kapatır. İkisi ayrı yükümlülük, ayrı süre, ayrı yaptırımdır |
| "MUHSGK ile e-Bildirge aynı şey" | MUHSGK bir beyannamedir ve GİB sistemi üzerinden verilir; e-Bildirge ise SGK'nın işveren uygulamalarının adıdır ve işe giriş-çıkış, rapor bildirimi, teşvik tanımı gibi işlemler orada yürür |
| "Tahakkuk ekranda görünüyorsa borç kapanmıştır" | Tahakkuk borcun doğduğunu gösterir, ödendiğini değil |
| "Yapılandırma taksitini ödedim, cari primi sonra veririm" | Cari dönem yükümlülüklerini aksatmak yapılandırmayı bozabilir; taksit cari primin yerine geçmez |
| "Mali müşavirim yapıyor, sorumluluk onda" | Yükümlülük 5510 uyarınca işverendedir. Hizmet almak sorumluluğu devretmez; olsa olsa taraflar arasında sözleşmesel bir mesele doğurur |
Bu beş satırın ortak noktası şudur: hiçbiri teknik bir bilgi eksikliğinden doğmaz, hepsi görev ve süre tanımının yazılı olmamasından doğar. Şirket içinde "hangi bildirim, kim tarafından, hangi tarihe kadar, hangi veriye dayanarak" sorusunun yazılı bir cevabı varsa, bu beş hata da büyük ölçüde ortadan kalkar.
empuno Bu İşin Neresinde? Kapsam Sınırını Açıkça Yazıyoruz
Bu rehberi bitirirken sınırı net çizelim: empuno SGK'ya prim ödemesi yapmaz, tahakkuk çekmez, MUHSGK üretip göndermez ve e-Bildirge sistemine bağlanmaz. Beyan ve ödeme, SGK ile GİB kanallarından, işveren veya mali müşavir tarafından yapılır. Bu sınırı pazarlama metninde değil, mevzuat uyumu sayfamızda kapsam dışı işler listesinde de açıkça yazıyoruz.
empuno'nun yaptığı şey, ödemenin dayandığı tutarı üretmek ve tutarlı tutmaktır: bordro modülü SGK primlerini, gelir vergisi dilimlerini, damga vergisini ve teşvik etkisini tek geçişte hesaplar; puantaj giriş-çıkış kayıtlarından prim gün sayısını üretir; izin ve rapor kayıtları eksik gün gerekçesinin belgesini kaybetmez; muhasebeci portalı ise mali müşavirinizin aynı veriyi e-posta eklerinde aramak yerine tek yerden görmesini sağlar.
İş bölümü böylece nettir: hesabı ve kaydı biz yaparız, beyanı ve ödemeyi siz ya da mali müşaviriniz yapar. Bu ayrımı bilerek çalışmak, "yazılım herhâlde ödemeyi de takip ediyordur" varsayımıyla çalışmaktan çok daha güvenlidir; ikinci varsayımın bedeli, ancak ilk gecikmede ortaya çıkar ve o bedelin büyük kısmı faiz değil, kaybedilen teşviktir.
Ödemeyi siz yaparsınız, tutarı biz hazır tutarız
empuno SGK'ya ödeme yapmaz; ama ödemenin dayandığı bordroyu, prim gün sayısını, eksik gün gerekçesini ve teşvik etkisini tek panelde hesaplar. Tahakkukla bordronuzu karşılaştırmak dakikalar sürer.
Bordro Modülünü İnceleyin →Sık Sorulan Sorular
SGK primi ne zaman yatar, son ödeme günü nedir?
SGK ödemeleri son gün ne zaman biter, gün içinde saat sınırı var mı?
Beyanname son günü ile prim son ödeme günü aynı mı?
Son ödeme günü hafta sonuna veya resmî tatile denk gelirse ne olur?
SGK primini geç ödersem ne olur?
Bir günlük gecikme gerçekten teşviki yakar mı?
Gecikme cezası ile gecikme zammı arasındaki fark nedir?
SGK borcumu taksitle ödeyebilir miyim?
SGK borcu olan işveren borcu yoktur yazısı alabilir mi?
Primi mali müşavirim ödüyor, sorumluluk kimde?
İşten çıkan çalışanın son ayının primi ne zaman ödenir?
Bağ-Kur (4/1-b) primi de aynı takvime mi tabidir?
Alt işverenin prim borcundan asıl işveren sorumlu olur mu?
İşyerini devraldım, önceki dönemin prim borcundan sorumlu muyum?
Primi vadesinden önce ödemenin bir sakıncası var mı?
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Somut durumlar için güncel mevzuata ve uzman görüşüne başvurunuz.