İşsizlik Maaşı Kaç Ay Alınır? Ödenek Süresi, Kesilme ve Durma Halleri (2026)

İşsizlik ödeneğiyle ilgili en çok sorulan soru tutar değil süredir: "kaç ay alırım ve ne zaman kesilir?" Cevabın ilk yarısı basittir; süre yalnızca prim gün sayısına bağlıdır ve ücret seviyesinden etkilenmez. İkinci yarısı ise çoğu kişinin sonradan öğrendiği yerdir: ödenek bağlandıktan sonra da devam eden yükümlülükler vardır, bazı davranışlar ödeneği tümden keser, bazı durumlar ise yalnızca durdurur ve engel kalkınca kalan süre için ödeme yeniden başlar. Bu rehber süreyi ve sürekliliği tek yerde toplar: sürenin nasıl sayıldığı, ödeme takvimi, kesilme ile durdurma arasındaki fark, ödenek alırken işe girmenin sonucu ve kalan sürenin devri. Ödeneğin tutarını ve hak kazanma şartlarını tekrar etmiyoruz; onlar ayrı rehberlerde duruyor.

İşsizlik Maaşı Kaç Ay Alınır? Prim Gününe Göre Süre

Kısa cevap: İşsizlik ödeneğinin süresi tek bir değişkene, son üç yıldaki işsizlik sigortası prim gün sayısına bağlıdır: 600 gün primi olana 180 gün, 900 gün primi olana 240 gün, 1.080 gün ve üzeri primi olana 300 gün ödeme yapılır (4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu md. 50). Gün karşılıkları sırasıyla 6, 8 ve 10 aydır. Ücret seviyesi süreyi değiştirmez; yalnızca aylık tutarı belirler.

Son 3 yıldaki işsizlik sigortası prim günüÖdeme süresiAy karşılığı
600 - 899 gün180 gün6 ay
900 - 1.079 gün240 gün8 ay
1.080 gün ve üzeri300 gün10 ay

Tablonun okunmasında iki hata çok yaygın. Birincisi, 1.080 günün üzerine çıkmanın süreyi uzatmadığıdır: 1.080 gün de 3.000 gün de aynı 300 günlük tavana denk gelir, arada fark yoktur. İkincisi, 600 günün "toplam çalışma" değil "son üç yıl" ölçüsü olmasıdır: yirmi yıllık kariyeri olan ama son üç yılın büyük kısmını çalışmadan geçirmiş bir kişi ödeneğe hiç hak kazanamayabilir.

Süreyi belirleyen prim gününün nereden geldiğine gelince: bu sayı bordrodan doğar. Ay içinde raporlu, ücretsiz izinli veya devamsız geçen günler için prim bildirilmediğinden o günler prim ödeme gün sayısına girmez ve dolayısıyla ödenek süresini de dolaylı olarak kısaltır.

Hak kazanma şartlarının tamamı ve ödeneğin tutarı bu sayfanın konusu değildir; onlar için işsizlik maaşı rehberine, kendi rakamlarınızla sonucu görmek için işsizlik maaşı hesaplama aracına bakın.

Süre Neden Gün Üzerinden Sayılır? 180 Gün Kaç Ay Eder?

Kanun süreyi ay değil gün olarak yazar; ödeme ise aylık yapılır. Sosyal güvenlikte bir ay otuz gün sayıldığı için 180 gün altı aya, 240 gün sekiz aya, 300 gün on aya karşılık gelir. Bu detay iki yerde önem kazanır:

  • Kesinti ve gecikmeler gün olarak düşülür. Başvuruda gecikilen süre, hak kazanılan toplam gün sayısından düşülür; "bir ay kaybettim" ifadesi pratikte "otuz gün kaybettim" demektir.
  • Kalan süre gün bazında saklanır. Ödeneği kesilen bir kişi sonradan kalan süre için yeniden başvurduğunda, hesap ay değil gün üzerinden yapılır. Yani üç ay yedi gün ödenek almış birinin kalan hakkı kuruşuna kadar değil, gününe kadar bellidir.

Bir başka sık soru, sürenin takvimde nasıl işlediğidir. Ödeneğe hak kazanılan ilk gün, hizmet akdinin feshini izleyen gündür; süre buradan itibaren işler. Yani ödeneğin başlangıcı başvurunun yapıldığı gün değil, işsiz kalınan gündür — bu da geç başvurunun neden hak kaybına yol açtığını açıklar.

Prim Gün Sayısı Nasıl Belirlenir? Son Üç Yıl Kuralı

Ödenek süresinin dayandığı sayı, işten ayrılmadan önceki son üç yıl içinde işsizlik sigortası primi ödenmiş gün sayısıdır. Üç ayrım burada netleşmelidir:

SayılırSayılmaz
Hizmet akdine tabi (4/a) çalışılan ve prim bildirilen günlerPrim bildirilmeyen günler: ücretsiz izin, devamsızlık, raporlu geçen günler
Son üç yıl içindeki farklı işverenlerdeki çalışmalarÜç yıldan eski dönemler
İşsizlik sigortası primi kesilen çalışmalarKendi nam ve hesabına çalışma (4/b) ve emekli aylığı kesilmeden sosyal güvenlik destek primiyle çalışma — bu kapsamda işsizlik sigortası primi bildirilmez

Süreyi belirleyen prim gününü, hak kazanmanın diğer şartıyla karıştırmayın: 4447 sayılı Kanun, fesihten önceki son 120 gün için hizmet akdine tabi olmayı arar; 2019 yılındaki değişiklikten sonra bu 120 günde kesintisiz prim ödenmiş olması şartı aranmaz. Yani 120 gün "bağlılık", 600 gün ise "birikim" ölçüsüdür.

Kendi prim gün sayınızı e-Devlet üzerinden SGK hizmet dökümünden görebilirsiniz. Sayının doğruluğu yalnızca ödenek süresini değil, ileride bağlanacak aylığı da etkiler; eksik bildirilmiş bir dönem fark edildiğinde beklemeden düzeltme istenmelidir.

Birincil kaynak: 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu — Resmî Gazete, 8 Eylül 1999, sayı 23810 (md. 48 başvuru, md. 50 süre ve ödeme, md. 51 hak kazanma, md. 52 kesilme hâlleri).

Ödeme Takvimi: İlk Ödeme Ne Zaman, Sonrakiler Hangi Gün?

Kısa cevap: İşsizlik ödeneği başvuruları, başvuruyu izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılır ve ödenek aylık olarak ödenir (4447 sayılı Kanun md. 50). İŞKUR, ödemenin her ayın beşinde sigortalı işsizin kendisine yapıldığını duyurmaktadır; ödeneğe hak kazanılan ilk gün ise fesih tarihini izleyen gündür.

Uygulamada "maaş ne zaman yatar" sorusunun cevabı üç aşamalıdır:

  1. Değerlendirme. Başvuru, izleyen ayın sonuna kadar karara bağlanır. Bu nedenle ayın sonunda yapılan bir başvuruda ilk ödeme, ayın başında yapılana göre daha geç düşebilir.
  2. İlk ödeme. Karar olumluysa ödeme aylık düzene girer; ilk ödemede, hak kazanılan tarihten itibaren biriken gün sayısı esas alınır.
  3. Devam eden ödemeler. Sonraki ödemeler aylık periyotta sürer. Ödeme günü değişebileceği için güncel bilgi İŞKUR duyurularından teyit edilmelidir.

Ödeme tarihinin kaydığı en yaygın sebep, işverenin işten ayrılış bildirgesini geç vermesidir: bildirge kayıtlara düşmeden değerlendirme tamamlanmaz. Bu yüzden çalışan, bildirgeyi beklemeden başvurmalı; işveren ise on günlük süreyi kaçırmamalıdır. Başvuru kanalları ve süreç adımları işsizlik maaşı başvurusu rehberinde.

Süreyi Kısaltan İki Şey: Geç Başvuru ve Kısa Çalışma Ödeneği

Hak kazanılan süre sabit görünse de iki durumda kısalır:

  • Geç başvuru. Başvurunun fesihten itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir. Mücbir sebep dışında geciken süre, hak kazanılan toplam ödenek süresinden düşülür (md. 48). 45. günde başvuran biri hakkını kaybetmez, 15 günlük ödeneğini kaybeder. Bu, cezadan çok bir "geç kalma faturasıdır" ve her ek gün faturayı büyütür.
  • Daha önce alınan kısa çalışma ödeneği. 4447 sayılı Kanun ek md. 2 uyarınca kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür. Yani işyerinde kısa çalışma uygulanmış ve ödenek alınmışsa, sonradan işsiz kalındığında kalan süre daha kısadır.

Bu iki kalemin ortak yanı, kişinin çoğu zaman farkında olmamasıdır: ödenek bağlandığında beklenenden kısa bir süre görülür ve sebep aranır. Sebep genellikle bu ikisinden biridir. Prim gün sayınızı ve karşılık gelen süreyi kendi bilgilerinizle görmek için işsizlik maaşı hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Ödenek Hangi Hâllerde Kesilir? (4447 md. 52)

Ödenek bağlandıktan sonra denetim sürer. Kanun dört hâlde ödeneğin kesileceğini düzenler ve bu dördünün sonucu aynı değildir — ikisinde ödenek kesilir ve yeniden başlamaz, ikisinde gerekçe ortadan kalkarsa ödeme yeniden başlar:

Hâl (md. 52)İçeriğiGerekçe kalkarsa yeniden başlar mı?
(a) Uygun işi reddetmekKurumca teklif edilen, mesleğine uygun, son çalıştığı işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içindeki bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmekHayır
(b) Çalışma veya aylık tespitiÖdenek aldığı süre içinde gelir getirici bir işte çalıştığının veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan gelir ya da aylık aldığının tespit edilmesiHayır
(c) Eğitimi reddetmek veya bırakmakKurumca önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddetmek ya da kabul edip devam etmemekEvet
(d) Çağrıya ve belgeye yanıt vermemekHaklı bir nedene dayanmaksızın Kurumun çağrılarını zamanında cevaplamamak, istenen bilgi ve belgeleri öngörülen sürede vermemekEvet

Yeniden başlayan ödemede kritik sınır şudur: ödeme süresi, başlangıçta hak edilen sürenin sonunu geçemez. Yani (c) ve (d) hâllerinde kaybedilen aylar geri gelmez; yalnızca kalan süre için ödeme devam eder.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta da (a) bendindeki şartların birlikte aranmasıdır. Teklif edilen iş mesleğe uygun değilse, ücret ve çalışma koşulları son işten belirgin biçimde uzaksa ya da ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı dışındaysa, reddetmek bu bent kapsamına girmez. "İŞKUR bir iş teklif ederse mecburen kabul etmeliyim" algısı bu yüzden eksiktir; şartları taşımayan teklif için ret hakkı vardır.

Kesilme ile Durdurma Arasındaki Fark

Kanun, ödeneğin kesilmesinden ayrı olarak durdurulmasını da düzenler. Fark önemlidir: kesilmede ödenek sona erer, durdurmada ise ödeme askıya alınır ve durum ortadan kalktığında kalan süre için devam eder.

KesilmeDurdurma
Sebebimd. 52'deki dört hâlMuvazzaf askerlik dışında herhangi bir nedenle silah altına alınmak; hastalık veya analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği almaya hak kazanmak
SonucuÖdeme durur; yalnızca (c) ve (d) hâllerinde gerekçe kalkarsa yeniden başlarÖdeme askıya alınır, durumun devamı süresince ödenmez
Kalan süreYeniden başlasa bile başlangıçtaki sürenin sonunu geçemezDurum sona erdiğinde kalan süre için ödeme sürer

Durdurma hâllerinin mantığı şudur: kişi o dönemde başka bir sosyal güvenlik ödemesinden yararlanmakta ya da fiilen iş arayamayacak bir durumdadır. İki ödeneğin üst üste binmesi engellenir, ama hak da yakılmaz.

Hastalık nedeniyle durdurma için raporun usulüne uygun biçimde sisteme düşmüş olması gerekir; sürecin işleyişi istirahat raporu rehberinde anlatılıyor.

Ödenek Alırken İşe Girmek: Kesilme, Devir ve Yeni Hak

Kısa cevap: Ödenek alırken işe girildiğinde ödenek kesilir. Ancak hak yanmaz: kişi hak kazandığı süreyi doldurmadan tekrar işe girer ve yeni çalışmasıyla yeniden hak kazanma şartlarını sağlayamadan işsiz kalırsa, daha önce hak ettiği ödenek süresini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya devam eder. Yeni çalışmasıyla şartları yeniden sağlamışsa bu kez yalnızca son çalışmasına ait süre esas alınır (4447 md. 50).

Bu kural üç senaryoda somutlaşır:

  1. Kısa süreli iş, şartlar sağlanmadı. 300 günlük ödeneğin 100 gününü kullanmışken işe giren ve iki ay sonra yine işsiz kalan kişi, kalan 200 gün için ödenek almaya devam eder. Ancak yeni fesih için de 30 gün içinde yeniden başvurması gerekir; "dosyam zaten açıktı" varsayımı gecikme faturasını ikinci kez ödetir.
  2. Uzun süreli iş, şartlar yeniden sağlandı. Aradaki çalışma son üç yılda 600 günü tamamlıyor ve diğer şartlar da varsa, yeni bir hak doğar ve süre buna göre yeniden belirlenir. Eski dönemden kalan süre devreye girmez.
  3. Kayıt dışı çalışma. Ödenek alırken sigortasız çalıştığı tespit edilen kişinin ödeneği kesilir. Üstelik sonuç yalnızca kişiyi bağlamaz: aynı tespit, o kişiyi kayıt dışı çalıştıran işveren için de prim, gecikme yükü ve idari yaptırım anlamına gelir.

İşveren tarafında olumlu bir not da var: ödenek almakta olan kişileri işe alan işverenlere yönelik prim destekleri bulunur. Kapsam ve şartlar dönemsel olarak değiştiği için SGK işveren teşvikleri rehberine bakın ve resmî kaynaktan teyit edin.

Ödenek Süresince Sağlık Güvencesi ve Kesinti Yasağı

Ödenek süresi yalnızca para akışını değil, sağlık güvencesini de belirler. 4447 sayılı Kanun md. 50 uyarınca:

  • Genel sağlık sigortası primleri Fon'dan ödenir. Ödenek alınan süre boyunca kişi ve bakmakla yükümlü olduğu yakınları sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam eder; ayrıca prim ödenmez.
  • Damga vergisi dışında kesinti yapılamaz. Ödenekten gelir vergisi veya SGK primi kesilmez.
  • Haciz ve devir sınırlıdır. Ödenek, nafaka borçları dışında haczedilemez, başkasına devredilemez ve temlik edilemez.

Bu üç kural birlikte okunduğunda ödeneğin niteliği netleşir: ücret değil, sosyal güvenlik ödemesidir. Ücretten yapılan kesintilerin mantığı burada işlemez. Ücret üzerindeki haciz sınırları ise tamamen farklı bir rejime tabidir; ayrıntısı maaş haczi rehberinde.

Ödenek süresinin sona ermesiyle sağlık güvencesi de bu kanaldan sona erer; kişinin sonrasındaki durumu genel sağlık sigortası kuralları çerçevesinde belirlenir.

Yersiz Ödeme, Geri Alım ve İşe İade Etkisi

Ödeneğin geri istendiği durumlar sınırlı ama gerçektir:

  • Kişinin kusuruna dayanan yersiz ödemeler. Ödenek alırken çalıştığını bildirmemek gibi hâllerde yapılan fazla ödemeler yasal faiziyle birlikte geri istenir.
  • İşe iade davası. Çalışan davayı kazanır ve boşta geçen süre ücretine hükmedilirse, aynı döneme ilişkin sigortalılık yeniden doğduğundan o dönem için ödenen işsizlik ödeneği geri istenebilir. Sürecin işveren tarafındaki karşılığı işe iade davası rehberinde.
  • Yaşlılık aylığı bağlanması. Ödenek alırken herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan gelir veya aylık alındığının tespiti, md. 52 kapsamında ödeneğin kesilme sebebidir.

Bu üç başlığın ortak dersi, ödeneğin "bağlandıktan sonra unutulacak" bir ödeme olmadığıdır. Durum değişikliklerini zamanında bildirmek, sonradan faizli geri ödeme ile karşılaşmanın en ucuz alternatifidir.

İşveren Tarafı: Süreyi Etkileyen Üç Karar

İşsizlik ödeneği İŞKUR tarafından Fon'dan ödenir; işverenin kasasından çıkmaz. Buna karşılık işverenin üç kararı, çalışanın alacağı süreyi doğrudan etkiler:

  1. Prim gün sayısının doğru bildirilmesi. Süre prim gününe bağlı olduğundan, eksik bildirilen her gün çalışanın ödenek süresini kısaltır. Gün sayısı puantajdan doğar; puantaj ile bildirim arasındaki bağ koptuğunda hata aylar sonra ödenek başvurusunda ortaya çıkar.
  2. İşten ayrılış bildirgesinin on gün içinde verilmesi. Bildirge gecikirse değerlendirme, dolayısıyla ilk ödeme gecikir. Sürecin tamamı SGK işe giriş ve çıkış işlemleri rehberinde.
  3. Çıkış kodunun gerçek fesih nedeniyle eşleşmesi. Yanlış kod ödeneği tümden engeller; kodların hak sonuçları SGK çıkış kodları tablosunda.

Üçünün de ortak kaynağı aynı veridir: doğru tutulan puantaj ve zamanında yapılan bildirim. empuno vardiya ve puantaj modülü çalışılan günleri, izinleri ve raporlu günleri aynı yerde biriktirir; ay sonunda bildirilecek gün sayısı aranmaz, hazır olur.

Not: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; süreler ve koşullar mevzuat değişikliğine tabidir. Somut bir başvuru veya ödeme kararında güncel mevzuatı, İŞKUR duyurularını ve uzman görüşünü esas alın.

Prim Gün Sayısı Puantajdan Doğar, Tahminle Değil

İşsizlik ödeneğinin süresi bildirilen prim gününe bağlıdır; o gün sayısı da puantajdan gelir. empuno vardiya ve puantaj modülü çalışılan günleri, izinleri ve raporlu günleri aynı yerde biriktirir, ay sonunda bildirilecek gün sayısı hazır olur.

Vardiya ve Puantaj Modülünü İnceleyin →

Sık Sorulan Sorular

İşsizlik maaşı kaç ay alınır?
Süre son üç yıldaki işsizlik sigortası prim gün sayısına bağlıdır: 600 gün primi olana 180 gün (6 ay), 900 gün primi olana 240 gün (8 ay), 1.080 gün ve üzeri primi olana 300 gün (10 ay) ödeme yapılır (4447 sayılı Kanun md. 50). Ücret seviyesi süreyi değiştirmez, yalnızca aylık tutarı belirler. 1.080 günün üzerine çıkmak da süreyi uzatmaz; 300 gün üst sınırdır.
İşsizlik maaşı ne zaman yatar, ilk ödeme ne zaman yapılır?
Başvurular, başvuruyu izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılır ve ödenek aylık olarak ödenir. İŞKUR, ödemenin her ayın beşinde sigortalı işsizin kendisine yapıldığını duyurmaktadır. Ödeneğe hak kazanılan ilk gün ise fesih tarihini izleyen gündür; yani süre başvuru gününden değil, işsiz kalınan günden itibaren işler. Ödemenin gecikmesinin en yaygın sebebi, işverenin işten ayrılış bildirgesini geç vermesidir.
İşsizlik ödeneği hangi hâllerde kesilir?
4447 sayılı Kanun md. 52 dört hâl sayar: Kurumca teklif edilen ve mesleğe uygun, son işin ücret ve koşullarına yakın, ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı içindeki bir işi haklı neden olmaksızın reddetmek; ödenek alınan sürede gelir getirici bir işte çalışıldığının veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan gelir ya da aylık alındığının tespiti; önerilen meslek edindirme eğitimini haklı neden göstermeden reddetmek veya kabul edip devam etmemek; Kurumun çağrılarına zamanında yanıt vermemek ya da istenen bilgi ve belgeleri süresinde vermemek.
Kesilen işsizlik ödeneği yeniden başlar mı?
Dört kesilme hâlinin ikisinde başlar. Eğitimi reddetme veya bırakma ile Kurumun çağrılarına yanıt vermeme hâllerinde, kesilme gerekçesi ortadan kalkarsa ödeme yeniden başlar. Uygun işi reddetme ile ödenek alırken çalışma veya aylık alma tespitinde ise yeniden başlama öngörülmemiştir. Yeniden başlayan ödemede sınır nettir: ödeme süresi, başlangıçta hak edilen sürenin sonunu geçemez; kaybedilen aylar geri gelmez.
İşsizlik ödeneği hangi hâllerde durdurulur?
Muvazzaf askerlik dışında herhangi bir nedenle silah altına alınanlar ile hastalık ve analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği almaya hak kazanan sigortalı işsizlerin ödenekleri, bu durumların devamı süresince durdurulur. Durdurma kesilmeden farklıdır: durum sona erdiğinde kalan süre için ödeme devam eder. Mantığı, aynı dönemde iki ödeneğin üst üste binmesini engellemek ama hakkı yakmamaktır.
İşsizlik maaşı alırken işe girersem kalan sürem yanar mı?
Hayır. İşe girildiğinde ödenek kesilir, ancak hak korunur. Kişi hak kazandığı süreyi doldurmadan işe girer ve yeni çalışmasıyla yeniden hak kazanma şartlarını sağlayamadan işsiz kalırsa, daha önce hak ettiği süreyi dolduruncaya kadar ödenek almaya devam eder. Yeni çalışmasıyla şartları yeniden sağlamışsa bu kez yalnızca son çalışmasına ait süre esas alınır. Her iki hâlde de yeni fesihten itibaren 30 gün içinde yeniden başvurmak gerekir.
İŞKUR'un teklif ettiği her işi kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Kanun, reddedilmesi ödeneği kesen işi dört şartla tanımlar ve bunlar birlikte aranır: iş mesleğe uygun olmalı, son çalışılan işin ücret ve çalışma koşullarına yakın olmalı, ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bulunmalı ve ret haklı bir nedene dayanmamalıdır. Bu şartları taşımayan bir teklifin reddi ödeneğin kesilmesi sonucunu doğurmaz. Haklı neden bulunduğunu düşünüyorsanız gerekçenizi yazılı olarak Kuruma bildirin.
Daha önce kısa çalışma ödeneği aldım, işsizlik ödeneği sürem etkilenir mi?
Evet. 4447 sayılı Kanun ek md. 2 uyarınca kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür. Yani işyerinizde kısa çalışma uygulanmış ve ödenek almışsanız, sonradan işsiz kaldığınızda kullanabileceğiniz süre bu kadar kısalır. Ödeneğin beklenenden kısa çıkmasının en sık iki sebebinden biri budur; diğeri geç başvurudur.
30 günü geçirirsem ödenek süresi ne kadar kısalır?
Mücbir sebep dışında geciken süre kadar kısalır. Başvuru fesihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır; geciken her gün, hak kazanılan toplam ödenek süresinden düşülür. 45. günde başvuran biri hakkını tümden kaybetmez, 15 günlük ödeneğini kaybeder. Bu nedenle süreyi geçirdiğinizi fark ettiğiniz anda beklemeden başvurmak, kalan hakkı korumanın tek yoludur.
Ödenek süresince sağlık hizmetinden yararlanabilir miyim?
Evet. İşsizlik ödeneği ödenen süre boyunca genel sağlık sigortası primleri İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanır; kişi ve bakmakla yükümlü olduğu yakınları sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam eder ve ayrıca prim ödemez. Ödenekten yalnızca damga vergisi kesilir; gelir vergisi veya SGK primi kesintisi yapılmaz. Ödenek ayrıca nafaka borçları dışında haczedilemez, devredilemez ve temlik edilemez.
Ödenek alırken sigortasız çalışırsam ne olur?
Ödenek kesilir ve kişinin kusuruna dayanan yersiz ödemeler yasal faiziyle birlikte geri istenir. Tespit yalnızca çalışanı bağlamaz: aynı tespit, o kişiyi kayıt dışı çalıştıran işveren için de geriye dönük prim, gecikme yükü ve idari yaptırım anlamına gelir. Kısa süreli bir iş bile olsa çalışmaya başlandığında durumu Kuruma bildirmek, sonradan faizli geri ödemeyle karşılaşmaktan her zaman ucuzdur.
1.080 günden fazla primim var, sürem uzar mı?
Hayır. Kanun üç kademe öngörür ve en üst kademe 1.080 gün ve üzeridir; bu kademenin karşılığı 300 gündür. 1.080 gün ile 3.000 gün arasında ödenek süresi bakımından fark yoktur. Prim gün sayısının fazlalığı işsizlik ödeneği süresini uzatmasa da emeklilik şartları bakımından belirleyicidir; o hesap ayrı bir konudur.
İşe iade davasını kazanırsam aldığım ödenek geri istenir mi?
İstenebilir. İşe iade davası kazanılıp boşta geçen süre ücretine hükmedildiğinde, aynı döneme ilişkin sigortalılık yeniden doğar; bu nedenle o dönem için ödenmiş işsizlik ödeneği Kurum tarafından geri istenebilir. Bu, davanın kazanılmasının olumsuz bir sonucu değil, aynı döneme iki farklı gelirin birden ödenmemesi ilkesinin sonucudur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Somut durumlar için güncel mevzuata ve uzman görüşüne başvurunuz.