Bordro (Ücret Hesap Pusulası)
Bordro (ücret hesap pusulası), işverenin her ücret ödemesinde çalışana vermek zorunda olduğu ve ücretin brütten nete dökümünü gösteren resmi belgedir.
Bordrodan izne, işe girişten mevzuat uyumuna — Türk İK dünyasının temel kavramları kısa, güncel ve mevzuata dayalı tanımlarla. Oranlar ve tutarlar yıl içinde değişebildiğinden tanımlar yapısal kurallara odaklanır.
empuno İK Terimleri Sözlüğü, empuno tarafından hazırlanır ve mevzuat değiştikçe güncellenir; her terimin sayfasında kavramın empuno'daki karşılığı (ilgili modül ya da ücretsiz araç) yer alır.
Bordro (ücret hesap pusulası), işverenin her ücret ödemesinde çalışana vermek zorunda olduğu ve ücretin brütten nete dökümünü gösteren resmi belgedir.
e-Bordro, ücret hesap pusulasının kâğıt yerine elektronik ortamda düzenlenip çalışana iletilmesine verilen addır.
Brüt ücret, iş sözleşmesinde kararlaştırılan, sigorta primi ve vergi gibi yasal kesintiler yapılmadan önceki toplam ücrettir.
Net ücret, brüt ücretten SGK primi, işsizlik sigortası primi, gelir vergisi ve damga vergisi gibi yasal kesintiler düşüldükten sonra çalışanın eline geçen tutardır.
SGK primi, çalışanın prime esas kazancı üzerinden hesaplanarak sosyal güvenlik sistemine ödenen zorunlu kesintidir.
İşsizlik sigortası primi, hizmet akdiyle çalışanların işsiz kalmaları hâlindeki gelir kaybını karşılayan İşsizlik Sigortası Fonu'nun finansmanı için prime esas kazanç üzerinden alınan zorunlu kesintidir.
Gelir vergisi dilimleri, ücret gelirinin artan oranlı tarifeye göre vergilendirilmesini sağlayan matrah basamaklarıdır.
Kümülatif vergi matrahı, takvim yılı başından itibaren çalışanın gelir vergisine tabi kazançlarının birikmesiyle oluşan ve hangi vergi diliminden vergi ödeneceğini belirleyen tutardır.
Gelir vergisi matrahı, ücretlinin brüt kazancından kanunda sayılan indirimler düşüldükten sonra kalan ve gelir vergisinin üzerinden hesaplandığı tutardır.
Ayni yardım, işverenin çalışana para yerine mal ya da hizmet olarak sağladığı yardımdır; "ayni" sözcüğü "ayın", yani mal karşılığı anlamına gelir.
Damga vergisi, ücret ödemelerinin belgelenmesi nedeniyle bordro üzerinden alınan ve brüt tutara binde 7,59 oranı uygulanarak hesaplanan kesintidir.
Asgari ücret, işçiye bir çalışma günü karşılığında ödenmesi zorunlu olan ve iş sözleşmesiyle dahi altına inilemeyen en düşük ücrettir.
Stajyer maaşı, bir işletmede mesleki eğitim, staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrenciye işletmenin ödediği ücrettir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, işçilere ödenecek ücretin asgari sınırını belirlemekle görevli olan ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 39. maddesine dayanan resmî kuruldur.
Asgari ücret istisnası, tüm çalışanların ücretlerinin asgari ücrete kadar olan kısmını gelir vergisi ve damga vergisinden muaf tutan düzenlemedir.
AGİ (asgari geçim indirimi), çalışanın medeni durumu ve çocuk sayısına göre hesaplanıp gelir vergisinden düşülen, bugün yürürlükte olmayan bir indirimdi.
BES otomatik katılım, çalışanların işverenleri aracılığıyla bireysel emeklilik sistemine kendiliğinden dahil edilmesini öngören zorunlu düzenlemedir.
Tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES), zorunlu sosyal güvenlikten bağlanan emekli aylığını tamamlamak üzere kurgulanan, işyeri temelli birikim modelidir.
Yemek bedeli istisnası, işverenin çalışana sağladığı günlük yemek yardımının belirli bir tutara kadar olan kısmının gelir vergisinden ve SGK priminden muaf tutulmasıdır.
Maaş avansı, çalışanın hak ettiği veya hak edeceği ücretin bir bölümünün olağan ödeme gününden önce kendisine ödenmesidir.
SPEK, sigorta primine esas kazancın kısaltmasıdır; SGK primlerinin hesabında esas alınan ve günlük dilde "SGK matrahı" denen kazanç toplamıdır.
Eksik gün nedenleri, ay içinde 30 günden az prim bildirilen sigortalı için MUHSGK'da seçilmesi zorunlu olan gerekçe kodlarıdır.
Giydirilmiş ücret, çıplak brüt ücrete, para ve parayla ölçülebilen süreklilik arz eden menfaatlerin (yemek, yol veya servis, yakacak yardımı, düzenli ikramiye ve prim) bir güne düşen tutarının eklenmesiyle bulunan geniş ücret kavramıdır.
Saatlik ücret (saat ücreti), çalışanın bir saatlik çalışmasının karşılığı olan ücrettir ve iki ayrı durumda karşımıza çıkar.
Ücret hesap pusulası, işverenin her ücret ödemesinde çalışana vermek zorunda olduğu ve ücretin brütten nete tüm dökümünü gösteren belgedir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesidir.
Ücret alacağı, çalışanın iş sözleşmesinden doğan ve işverence ödenmemiş her türlü ücret nitelikli ödemedir: çıplak ücretin yanı sıra fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, prim ve ikramiye gibi eklemeler de bu kapsamdadır.
Ücret kesme cezası, işçinin disiplini bozucu davranışlarına karşılık işverenin ücretten yaptığı, kanunla sıkı sınırlara bağlanmış kesintidir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 38. maddesidir.
İkramiye, bayram, yılbaşı veya yıl sonu gibi dönemlerde, çoğunlukla ödeme günü çalışıyor olma koşuluyla ödenen toplu ve dönemsel ödemedir.
Maktu ücret, çalışılan saat, gün ya da üretilen iş miktarından bağımsız olarak belirli bir dönem için önceden sabit bir tutar olarak kararlaştırılan ücrettir; uygulamadaki en yaygın biçimi aylık maktu ücrettir ("maktu", önceden kesin olarak belirlenmiş demektir).
Prim, iş hayatında iki ayrı anlamda kullanılır ve "maaş primi" ile "sigorta primi" karıştırıldığında bordro yanlış okunur.
Yevmiye, bir günlük çalışmanın karşılığı olan ücrettir; kelime "gün" anlamındaki yevm kökünden gelir ve mevzuattaki karşılığı "günlük ücret"tir.
Ücret, genel anlamda bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır (4857 sayılı İş Kanunu md. 32).
Yan haklar, çalışana temel ücretin dışında sağlanan ve para ya da para ile ölçülebilen menfaatlerdir: yemek ve yol yardımı, servis, prim ve ikramiye, özel sağlık sigortası, işverenin bireysel emeklilik katkısı, erzak, yakacak ya da giyim yardımı bu grubun en bilinen örnekleridir.
Ücretli izin, çalışanın fiilen çalışmadığı hâlde ücretinin tam olarak ödendiği izin türlerinin ortak adıdır.
Ücretsiz izin, iş sözleşmesinin tarafların anlaşmasıyla belirli bir süre için askıya alındığı ve bu süre boyunca çalışana ücret ödenmeyen izin biçimidir.
Yıllık ücretli izin, deneme süresi dahil işyerinde en az bir tam yıl çalışmış işçiye ücreti ödenerek verilen yasal dinlenme iznidir.
Yıllık izin hakedişi, çalışanın yıllık ücretli izin hakkının doğduğu andır ve bu hak, deneme süresi dahil en az bir tam yıl çalışmakla kazanılır.
Çalışılmış gibi sayılan haller, işçinin fiilen çalışmadığı hâlde yıllık ücretli izne hak kazanma süresinin hesabında çalışılmış kabul edilen dönemlerdir.
Yıllık izin ücreti, çalışanın yıllık ücretli izinde geçirdiği günlere ait ücrettir; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca izne başlamadan önce peşin olarak ödenir veya avans olarak verilir.
Yol izni, yıllık ücretli iznini işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olan çalışana, gidiş ve dönüşte yolda geçecek süreleri karşılamak üzere verilen toplam dört güne kadar ücretsiz izindir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesidir.
Mazeret izni, işçinin evlenmesi, evlat edinmesi, yakınının ölümü veya eşinin doğum yapması gibi belirli yaşam olaylarında İş Kanunu Ek Madde 2 uyarınca kullandığı ücretli izindir.
Ölüm izni, işçinin ana veya babasının, eşinin, kardeşinin ya da çocuğunun ölümü hâlinde kullandığı üç günlük ücretli mazeret iznidir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Ek Madde 2'dir.
Refakat izni, çalışanın ağır hastalığı, kazası ya da engeli nedeniyle bakıma muhtaç bir yakınına eşlik edebilmesi için işten uzak kaldığı izindir.
Yeni iş arama izni, ihbar (bildirim) süresi içinde çalışana iş saatleri içinde ve ücretinden kesinti yapılmadan verilmesi zorunlu olan, günde en az iki saatlik ücretli izindir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 27. maddesidir.
Doğum izni (analık izni), kadın işçinin doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta çalıştırılmamasını öngören yasal izin dönemidir.
Analık ödeneği, halk arasında doğum parası denen ve doğum nedeniyle çalışamayan sigortalıya analık izni süresince SGK tarafından ödenen paradır.
Süt izni, kadın çalışana çocukları bir yaşına gelene kadar günde toplam bir buçuk saat verilen ve İş Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenen ücretli izindir.
Doğum sonrası ücretsiz izin, analık izninin bitiminde çalışanın talebi hâlinde verilmesi zorunlu olan ve altı aya kadar kullanılabilen ücretsiz izindir (İş Kanunu md. 74).
Yarım çalışma ödeneği, analık izninin bitiminden sonra haftalık çalışma süresinin yarısı kadar çalışan ebeveyne, çalışmadığı yarı süre için İŞKUR tarafından ödenen destektir (4447 sayılı Kanun Ek Madde 5).
Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren çalışanlar için İş Kanunu ile ilgili yönetmelik, izin haklarından ayrı bir koruma rejimi öngörür ve bu koruma izin başlamadan önce, gebeliğin hekim raporuyla bildirildiği anda devreye girer.
Genç işçi, 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış çalışandır; 14 yaşını bitirip 15 yaşını doldurmamış olan ise çocuk işçi sayılır.
İstirahat raporu, hekimin çalışanın sağlık nedeniyle belirli bir süre çalışamayacağını tespit ettiği resmi belgedir.
Geçici iş göremezlik ödeneği, halk arasında rapor parası denen ve istirahat raporu süresince çalışamayan sigortalıya SGK tarafından ödenen paradır.
e-Vizite, çalışanın istirahat raporlarının Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminde görüntülendiği ve işverenin rapor süresince çalışılmadığına dair bildirimini yaptığı elektronik işveren ekranıdır.
Ara dinlenme, günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında işçiye verilmesi zorunlu olan ve günlük dilde mola ya da yemek molası denen dinlenme süresidir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesidir.
Gece çalışması, çalışma hayatında en geç saat 20.00'de başlayıp en erken saat 06.00'ya kadar süren gece döneminde yapılan çalışmadır.
Mesai, iş hayatında çalışanın işverenin emri altında çalıştığı süreyi, mesai saati ise bu sürenin günlük başlangıç ve bitiş saatlerini anlatan gündelik terimdir.
Fazla mesai (fazla çalışma), haftalık 45 saati aşan çalışmadır ve her saati normal saat ücretinin %50 zamlısıyla (1,5 kat) ödenir.
Fazla sürelerle çalışma, iş sözleşmesinde haftalık çalışma süresi 45 saatin altında belirlenmiş işyerlerinde, sözleşmesel süre ile 45 saat arasında kalan çalışmadır.
Hafta tatili, işçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat verilmesi zorunlu olan dinlenme süresidir; çalışılmayan bu günün ücreti tam olarak ödenir.
UBGT çalışması, ulusal bayram ve genel tatil olarak kanunla belirlenen günlerde işçinin fiilen çalıştırılmasıdır.
Telafi çalışması, zorunlu nedenlerle işin durması veya işyerinin tatil edilmesi gibi hallerde çalışılmayan sürelerin sonradan çalışılarak karşılanmasıdır.
Köprü günü (köprü izin), resmî tatil ile hafta sonu arasında kalan tek iş gününe verilen addır; mevzuatta düzenlenmiş yasal bir izin türü değildir.
İdari izin, çalışanın kanundan doğan bir izin hakkına dayanmadan, kamu kesiminde idarenin, özel sektörde ise işverenin kararıyla belirli gün veya saatlerde işten muaf tutulduğu ve bu süre için ücretinin kesilmediği izindir.
Uzaktan çalışma, işçinin iş görme edimini işyeri dışında, evinde veya teknolojik iletişim araçlarıyla yerine getirdiği, yazılı sözleşmeye dayalı çalışma biçimidir.
Kısmi süreli çalışma (part-time), işçinin haftalık normal çalışma süresinin, emsal tam süreli işçinin çalışma süresinin en fazla üçte ikisi kadar belirlendiği çalışma biçimidir.
Çağrı üzerine çalışma, işçinin üstlendiği işi işverenin ihtiyaç duyup çağırması üzerine yerine getirmesini öngören, İş Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen ve yazılı sözleşme şartına bağlı kısmi süreli iş sözleşmesi türüdür.
Denkleştirme, tarafların anlaşmasıyla haftalık 45 saatlik normal çalışma süresinin belirli bir dönem içinde ortalama olarak sağlanmasına imkân veren, İş Kanunu'nun 63. maddesindeki esnek çalışma düzenidir.
Hibrit çalışma, işin bir bölümünün işyerinde, bir bölümünün ise işçinin evi gibi işyeri dışındaki bir mekânda yürütüldüğü karma çalışma düzenidir.
Fazla mesai ücreti, haftalık 45 saati aşan çalışmanın karşılığı olarak çalışana ödenen zamlı ücrettir: fazla çalışılan her saat, normal saat ücretinin yüzde elli fazlasıyla (1,5 kat) hesaplanır.
Serbest zaman, fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçinin, zamlı ücret almak yerine çalışmadığı bir zaman dilimini ücret kesintisi olmadan kullanmasıdır.
Toplu izin, işverenin nisan ayı başı ile ekim ayı sonu arasındaki dönemde, işyerindeki işçilerin tümünü veya bir bölümünü aynı tarihlerde yıllık izne çıkarmasıdır; dayanağı Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin 10. maddesidir.
Resmi tatil, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 44. maddesinde sayılan ve çalışılmasa bile ücretinin tam ödendiği günlerdir: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı (28 Ekim öğleden sonra başlar, bir buçuk gün), 23 Nisan, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos ve 1 Mayıs ile Ramazan ve Kurban bayramı günleri.
Hafta tatili ücreti, yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat kullandırılan hafta tatilinin karşılığı olarak çalışana ödenen ve çalışılmasa bile tam ödenmesi gereken ücrettir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesidir.
Haftalık çalışma süresi, işçinin bir hafta içinde fiilen çalışabileceği en uzun süredir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesidir ve genel kural haftada en çok 45 saattir.
Yıllık izin zamanaşımı, kullanılmayan yıllık izinlerin ücret alacağına dönüşmüş karşılığının dava yoluyla talep edilebileceği süredir ve beş yıldır; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'na 7036 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde 3'tür.
Babalık izni, eşinin doğum yapması hâlinde babaya verilen 10 günlük ücretli mazeret iznidir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun Ek Madde 2'sidir.
Yarım çalışma, analık izninin bitiminden sonra ebeveynin haftalık çalışma süresinin yarısı kadar çalışıp kalan yarı sürede çalışmadığı düzenlemedir; dayanağı 4447 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesidir.
Analık hâli, çalışanın gebelik ve doğum sonrası dönemde kanunun özel korumaya aldığı durumdur; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 74. maddesi bu dönemin haklarını tek maddede toplar.
Evlat edinme izni, üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen çalışanın kullandığı izin haklarının ortak adıdır ve iki ayrı düzenlemeden beslenir.
Fazla çalışma, haftalık 45 saati aşan çalışmadır ve her saati normal saat ücretinin %50 yükseltilmesiyle ödenir; dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesidir.
Mülakat, işe alım sürecinde işverenin ön elemeden geçen adayla yüz yüze, telefonla ya da görüntülü olarak görüşüp pozisyona uygunluğunu değerlendirdiği aşamadır; günlük dilde iş görüşmesi olarak da anılır.
Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayrımı, iş ilişkisinin bir süreye bağlanıp bağlanmadığına göre yapılan temel sözleşme türü ayrımıdır.
Deneme süresi, iş sözleşmesine yazılı olarak konulabilen, tarafların birbirini tanımasına imkân veren ve en çok iki ay — toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar — kararlaştırılabilen başlangıç dönemidir.
İşyeri bildirgesi, işverenin sigortalı çalıştıracağı işyerini Sosyal Güvenlik Kurumu'na tanıtarak işyeri dosyasının açılmasını sağlayan tescil belgesidir.
İşe giriş bildirgesi, işverenin çalıştıracağı kişiyi Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalı olarak bildirdiği ve işe başlamadan önce verilmesi gereken belgedir.
Çalışma izni, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca resmî bir belge şeklinde düzenlenen ve geçerlilik süresi içinde yabancıya Türkiye'de çalışma ve ikamet hakkı veren izin olarak tanımlanır (md. 3).
e-Bildirge, işverenlerin sigortalılarına ilişkin bildirimleri Sosyal Güvenlik Kurumuna elektronik ortamda yaptıkları işveren sistemidir.
MUHSGK (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi), işverenin bir ay içinde yaptığı ödemelerden kestiği vergiler ile aynı aya ait sigortalı prim ve hizmet bilgilerini tek bir beyannamede birleştirerek elektronik ortamda bildirdiği belgedir.
Fesih, iş sözleşmesinin taraflardan birinin tek yanlı irade beyanıyla ileriye etkili olarak sona erdirilmesidir. "Fesih ne demek" sorusunun karşılığı budur: sözleşmeyi bitiren, karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymayan tek taraflı bir haktır.
Kıdem tazminatı, en az bir tam yıl kıdemi bulunan çalışana, kanunda sayılan fesih hâllerinde her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında ödenen tazminattır.
Kıdem tazminatı tavanı, çalışanın her bir hizmet yılı için ödenebilecek kıdem tazminatı tutarının üst sınırını belirleyen ve en yüksek devlet memuruna ödenecek bir yıllık emekli ikramiyesine endekslenen yasal limittir.
Yaş hariç şartların tamamlanması, çalışanın yaşlılık aylığı için aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını doldurduğunu SGK'dan alacağı yazıyla belgeleyerek kendi isteğiyle işten ayrılması ve kıdem tazminatına hak kazanmasıdır (1475 sayılı Kanun md. 14).
İhbar süresi, belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın karşı tarafa önceden bildirimde bulunmak zorunda olduğu, çalışanın kıdemine göre iki ile sekiz hafta arasında kademelenen yasal süredir.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini ihbar süresine uymadan fesheden tarafın karşı tarafa ödediği, o süreye karşılık gelen ücret tutarındaki tazminattır.
Reeskont ve avans faizi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın belirlediği ve ticari işlerdeki faiz hesaplarına ölçü olan iki resmî orandır.
İstifa, işçinin iş sözleşmesini kendi iradesiyle ve tek taraflı olarak sona erdirmesidir.
İşten ayrılış bildirgesi, sigortalılığı sona eren çalışanın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği ve on gün içinde verilmesi gereken belgedir.
Çalışma belgesi, işten ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve yaptığı işin çeşidi ile çalışma süresini gösteren belgedir.
İbraname, iş ilişkisi sona ererken çalışanın işverenden alacağı kalmadığını beyan ettiği yazılı belgedir.
İkale sözleşmesi (bozma sözleşmesi), işçi ile işverenin iş sözleşmesini karşılıklı anlaşarak sona erdirdikleri sözleşmedir.
İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki işçinin, geçerli bir nedene dayanmayan feshin geçersizliğinin tespitini ve işine dönmeyi talep ettiği davadır.
Toplu işten çıkarma, işverenin ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri nedeniyle bir aylık süre içinde, aynı ya da farklı tarihlerde, belirli sayıda işçinin iş sözleşmesini bildirimli fesihle sona erdirmesidir (4857 sayılı İş Kanunu md. 29).
Haklı fesih ve geçerli fesih ayrımı, iş sözleşmesinin sona erdirilmesinde farklı sonuçlar doğuran iki fesih nedeni kategorisi arasındaki hukuki ayrımdır.
İş Kanunu 25/2, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendidir ve işverene, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı nedeniyle iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshetme hakkı verir.
İş Kanunu 17. madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Süreli fesih" başlıklı maddesidir ve belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesini şart koşar.
İş Kanunu 24. madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun "İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı" başlıklı maddesidir: süresi belirli olsun veya olmasın işçi, maddede sayılan hâllerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.
İş Kanunu 18. madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Feshin geçerli sebebe dayandırılması" başlıklı maddesidir ve uygulamada iş güvencesi denen korumanın giriş kapısıdır.
İşe başlatmama tazminatı, feshin geçersizliğine karar verilen işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmayan işverenin ödemekle yükümlü olduğu, en az dört ve en çok sekiz aylık ücret tutarındaki tazminattır (4857 sayılı İş Kanunu md. 21).
Kötüniyet tazminatı, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirilen iş sözleşmelerinde işçiye ödenen ve ihbar süresine ait ücretin üç katı tutarında hesaplanan tazminattır.
Ayrımcılık tazminatı, işverenin İş Kanunu'nun 5. maddesindeki eşit davranma ilkesine aykırı davranması hâlinde çalışanın talep edebileceği ve dört aya kadar ücreti tutarında hesaplanan tazminattır.
Çalışma koşullarında esaslı değişiklik, ücretin düşürülmesi, görev veya pozisyon değişikliği ve işyeri nakli gibi iş ilişkisinin temel unsurlarını işçi aleyhine değiştiren uygulamadır.
İlişik kesme, işten ayrılan çalışanın işyeriyle olan hesaplarının tek tek kapatılmasıdır: zimmetli ekipmanın iadesi, kapanmamış avans bakiyesinin mahsubu, kullanılmayan yıllık iznin ödenmesi, son ücretin hesabı ve çalışma belgesi ile ayrılış bildirgesi suretinin teslimi.
Arabuluculuk, iş uyuşmazlıklarında mahkemeye gitmeden önce başvurulması zorunlu olan uyuşmazlık çözüm yoludur; dayanağı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesidir.
Evlilik nedeniyle fesih, kadın işçinin evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle sözleşmesini sona erdirmesi ve bu ayrılığın kıdem tazminatına hak kazandırmasıdır; dayanağı 1475 sayılı Kanun'un yürürlükte bırakılan 14. maddesidir.
Muvazzaf askerlik, yükümlünün silah altında fiilen yerine getirdiği askerlik hizmetidir; günlük dilde "askere gitme" denildiğinde kastedilen genellikle budur.
Rekabet yasağı, işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra eski işvereniyle rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip bir işletmede çalışmaktan ya da böyle bir işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girmekten kaçınmayı üstlendiği sözleşme kaydıdır; dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447. maddeleridir.
Cezai şart ya da kanundaki adıyla ceza koşulu, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun ödeyeceği önceden kararlaştırılmış bedeldir; dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddeleridir.
SGK, Türkiye'de sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası uygulamasını tek elden yürüten Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kısaltmasıdır.
İŞKUR, işe yerleştirme, mesleki eğitim ve işsizlik sigortası hizmetlerini yürüten Türkiye İş Kurumu'nun kısaltmasıdır.
İşsizlik sigortası, bir işyerinde çalışırken çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalıların, işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan zorunlu sigortadır; tanımı ve kuralları 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'ndadır (md. 47).
İşsizlik ödeneği, kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalan sigortalıya 4447 sayılı Kanun kapsamında İŞKUR tarafından İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yapılan ödemedir; işverenin kasasından çıkmaz.
Kısa çalışma ödeneği, işyerinde çalışma süresinin geçici olarak azaltıldığı ya da faaliyetin durduğu dönemde çalışana İŞKUR tarafından yapılan ödemedir.
Ücret Garanti Fonu, işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hâllerde işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak için İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında oluşturulan ayrı fondur.
Sigortalılık süresi, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlanan tarih ile aylık talep tarihi arasında geçen takvim süresidir ve yıl olarak ölçülür.
Prim ödeme gün sayısı, sigortalı adına fiilen bildirilen gün sayısıdır; tam ay 30 gün olarak sayılır ve çalışılmayan dönemlerde artmaz.
SGK hizmet dökümü, kişinin sigortalılık geçmişini işe giriş-çıkış tarihleri, prim gün sayıları ve bildirilen kazançlarla gösteren resmî kayıt dökümüdür.
Bağ-Kur, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sosyal güvenlik statüsüne verilen addır; bugünkü mevzuattaki karşılığı 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, kısaca 4/b sigortalılığıdır.
4/C sigortalılığı, kamu idarelerinde kadro veya pozisyonlarda sürekli olarak çalışan ve ilgili kanunlarında işçi sayılmayan kamu görevlilerinin, yani günlük dilde memur denen kişilerin sosyal güvenlik statüsüdür; dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendidir. "4C sigorta nedir" sorusunun karşılığı budur: bir hizmet akdine değil, kamu görevine dayanan sigortalılık.
EYT (emeklilikte yaşa takılanlar), ilk sigorta girişi 8 Eylül 1999 ve öncesinde olan sigortalılar bakımından emeklilikte yaş şartını kaldıran düzenlemenin kısaltmasıdır.
Kademeli emeklilik, emeklilik için aranan eşiğin herkes için tek bir sayı olmaması; ilk sigorta giriş tarihine ya da prim şartının tamamlandığı tarihe göre basamak basamak yükselmesidir.
Yaşlılık aylığı, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş şartlarını tamamlayan kişiye bağlanan ve günlük dilde emekli aylığı denen sürekli ödemedir. "Ne zaman emekli olurum" sorusunun karşılığı tek bir tarih değil, bu üç şarttan en geç tamamlananın tarihidir; eşikler ilk sigorta giriş tarihine göre değiştiğinden hesap her sigortalıda ayrı yürür.
Malullük aylığı, çalışma gücünün en az yüzde 60'ını kaybettiği tespit edilen sigortalıya bağlanan ve halk arasında malulen emeklilik denen aylıktır.
Sosyal güvenlik destek primi (SGDP), emekli aylığı kesilmeden çalışmaya devam eden kişinin kazancı üzerinden bildirilen özel prim statüsüdür (5510 sayılı Kanun md. 30).
Hizmet borçlanması, sigortalılıkta değerlendirilmeyen belirli sürelerin bedeli ödenerek prim ödeme gün sayısına eklenmesidir (5510 sayılı Kanun md. 41).
Yıpranma payı, kanunda sayılan ağır ve riskli işlerde çalışan sigortalının prim ödeme gün sayısına, o işte geçen her 360 gün için ek gün eklenmesidir; resmî adı fiilî hizmet süresi zammıdır ve dayanağı 5510 sayılı Kanun md. 40'tır.
Genel sağlık sigortası (GSS), Türkiye'de yerleşik herkes için zorunlu olan ve sağlık hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan sosyal sigorta koludur.
PDKS (Personel Devam Kontrol Sistemi), çalışanların işyerine giriş ve çıkış saatlerini zaman damgalı olarak kaydeden takip sistemidir.
Puantaj, çalışanın ay içindeki çalışılan günlerini, izin ve rapor günlerini, eksik günlerini ve fazla mesai saatlerini gösteren dönemsel çizelgedir.
İzin defteri, işverenin çalıştırdığı her işçinin yıllık ücretli izin durumunu göstermek üzere tutmak zorunda olduğu kayıttır.
Devamsızlık, çalışanın işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın işine gelmemesidir.
Vardiyalı çalışma, işyerinde faaliyetin gün içinde birbirini izleyen ekipler (postalar) hâlinde yürütüldüğü çalışma düzenidir.
Vardiya rotasyonu, çalışanların sabit bir postada kalmak yerine gündüz, akşam ve gece postaları arasında belirli bir düzene göre dönüşümlü çalışmasıdır.
Vardiya çizelgesi, hangi çalışanın hangi gün ve hangi saatler arasında hangi postada çalışacağını önceden gösteren ve işyerinde duyurulan çalışma planıdır.
Yoğun saat kadrolaması, iş yükü gün içinde dalgalanan işyerlerinde kadronun sabit sayıyla değil, saat dilimi başına beklenen talebe göre planlanmasıdır.
Zimmet, İK ve idari işler dilinde işverene ait bir eşyanın kullanım sorumluluğunun belirli bir çalışana devredilmesi ve bu devrin kayıt altına alınmasıdır; "zimmetli" ise o eşyanın kimin sorumluluğunda olduğunu ifade eder.
Zimmet tutanağı, işverenin çalışana teslim ettiği ekipmanın marka, model, seri numarası, teslim tarihi ve durumunu kayıt altına alan, iki tarafça imzalanan belgedir.
Özlük dosyası, işverenin her çalışan için tutmakla yükümlü olduğu ve iş ilişkisine ait belgelerin bir arada saklandığı zorunlu personel dosyasıdır.
Özlük, bir kişinin kendisine, kimliğine ve kişisel durumuna ilişkin olan anlamına gelir; iş hayatında "özlük işleri", "özlük dosyası" ve "özlük hakları" kalıplarında çalışanın kişisel ve mesleki durumunu anlatır.
Organizasyon şeması, bir işletmedeki departmanları, pozisyonları ve raporlama ilişkilerini hiyerarşik biçimde ortaya koyan şematik gösterimdir.
Görev tanımı ya da iş tanımı, bir pozisyonun neden var olduğunu, hangi işleri kapsadığını, kime bağlı çalıştığını, hangi yetkileri kullandığını ve hangi bilgi, deneyim ve belgeleri gerektirdiğini yazan belgedir.
Vize yazısı, çalışanın konsolosluk vize başvurusunda kullanılmak üzere işverenden aldığı; pozisyonunu, işe giriş tarihini, ücretini, onaylı izin tarihlerini ve izin dönüşünde işine devam edeceği taahhüdünü içeren imzalı işveren yazısıdır.
Harcırah, çalışanın görevli olarak çıktığı şehir dışı veya yurt dışı iş seyahatlerinde yemek, konaklama ve yol giderlerine karşılık işverence yapılan ödemedir.
İşyeri devri, işyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işlemle başka işverene geçmesi halinde iş sözleşmelerinin tüm hak ve borçlarıyla kendiliğinden devralana geçmesini öngören, İş Kanunu'nun 6. maddesindeki kurumdur.
Asıl işveren, işyerinde yürüttüğü işin bir bölümünü alt işverene veren ve alt işverenin işçilerine karşı onunla birlikte sorumlu olan işverendir.
Alt işveren (taşeron), asıl işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da asıl işin teknolojik uzmanlık gerektiren bir bölümünde iş alan ve işçilerini yalnızca bu işte çalıştıran işverendir.
Geçici iş ilişkisi, işçinin iş görme edimini kendi işvereni dışındaki bir işverenin yanında ve onun talimatıyla geçici olarak yerine getirdiği çalışma biçimidir.
ESS, employee self service (çalışan self servis) kısaltmasıdır; çalışanın kendi İK işlemlerini İK birimine başvurmadan yapabildiği erişim modelidir.
İK bilgi sistemi (human resources information system, HRIS), çalışanlara ilişkin verilerin tek bir kayıt merkezinde tutulduğu ve İK süreçlerinin bu kayıt üzerinden yürütüldüğü yazılımdır.
Masraf beyanı, çalışanın iş için kendi cebinden yaptığı harcamayı belgesiyle birlikte işverene bildirerek geri ödeme talep etmesidir.
Oryantasyon, yeni işe başlayan çalışanın işyerini, görevini, ekibini ve işyeri kurallarını tanımasını sağlayan planlı işe alıştırma sürecidir.
Mavi yaka ve beyaz yaka, çalışanların yaptıkları işin niteliğine göre ayrıldığı gündelik sınıflandırmalardır: üretim, bakım, saha ve lojistik gibi ağırlıklı olarak bedensel emek gerektiren işlerde çalışanlar mavi yaka; ofis ortamında yürütülen idari, teknik ve yönetsel işlerde çalışanlar beyaz yaka olarak anılır.
Stajyer, bir işyerinde mesleki eğitim gören öğrencidir; çırak ise çıraklık sözleşmesine dayanarak bir meslek edinmek üzere işyerinde eğitim gören kişidir.
İşbaşı eğitim programı (İEP), İŞKUR'a kayıtlı işsizlerin özel sektör işyerlerinde fiilen çalışarak mesleki deneyim kazanmasını, işverenin de işe alacağı kişiyi çalışırken tanımasını sağlayan aktif işgücü programıdır.
Toplu iş sözleşmesi (TİS), bir işkolunda kurulu yetkili işçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası arasında yapılan; iş sözleşmesinin kurulması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri düzenleyen yazılı sözleşmedir.
4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmesine dayanarak çalışan işçilerle işverenler arasındaki ilişkileri düzenleyen temel kanundur.
KVKK, kişisel verilerin işlenmesini düzenleyen 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'dur; işveren-çalışan ilişkisindeki özlük verilerini kapsar.
VERBİS, kişisel veri işleyen veri sorumlularının kaydolmakla yükümlü olduğu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından işletilen kamuya açık sicildir.
Aydınlatma yükümlülüğü, veri sorumlusunun kişisel veriyi elde ettiği anda ilgili kişiyi işlemenin amacı, kapsamı ve hakları konusunda bilgilendirmesidir.
Özel nitelikli kişisel veri, hukuka aykırı işlendiğinde ayrımcılık riski taşıdığı için kanunda tek tek sayılan ve daha sıkı korunan veri türüdür.
İSG, çalışanların işe bağlı sağlık ve güvenlik risklerine karşı korunmasını düzenleyen iş sağlığı ve güvenliği alanıdır; 6331 sayılı Kanun, tek çalışanı olan işyerleri dahil kural olarak tüm işverenleri kapsar.
İş güvenliği uzmanı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip; Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ya da teknik eleman olarak tanımlanır (md. 3). "Nasıl olunur" sorusunun Kanun'daki cevabı bu tanımdır: mühendis, mimar veya teknik eleman olmak, ardından Bakanlığın yetkilendirmesiyle belge almak.
İşyeri hekimi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekim olarak tanımlanır (md. 3).
İşe giriş sağlık raporu, çalışanın yapacağı işe sağlık yönünden uygun olduğunu gösteren ve işe girişte yapılan sağlık muayenesi sonunda düzenlenen rapordur.
İş sağlığı ve güvenliği eğitimi (İSG eğitimi), çalışanın işyerindeki riskleri, bunlara karşı alınan koruyucu ve önleyici tedbirleri ve kendi yükümlülüklerini öğrendiği zorunlu eğitimdir.
İş kazası, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılan hâllerden birinde meydana gelen olaydır.
İş kazası bildirimi, işverenin işyerinde meydana gelen iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK'ya elektronik ortamda bildirme yükümlülüğüdür; kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse süre kazanın öğrenildiği tarihten başlar.
Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir; tanım 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yapılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü hâlinde onun desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları maddi kaybın tazminidir.
Haciz, bir alacağın devlet zoruyla tahsili için borçlunun mal, hak veya alacaklarına icra dairesince el konulmasıdır; dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'dur.
SGK teşvikleri, belirli koşulları sağlayan işverenlerin sosyal güvenlik prim yükünü azaltan indirim ve destek mekanizmalarının genel adıdır.
SGK borç yapılandırması, birikmiş sosyal güvenlik prim ve idari para cezası borçlarının gecikme cezası ve gecikme zammı yerine kanunda belirlenen bir güncelleme ölçütüyle yeniden hesaplanmasına ve taksitle ödenmesine imkân tanıyan düzenlemedir.
Gecikme zammı, Sosyal Güvenlik Kurumu'na vadesinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklara, borç ödeninceye kadar her ay ayrı ayrı uygulanan artırımdır.
Borcu yoktur yazısı, bir işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu'na veya vergi dairesine vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını gösteren resmî belgedir.
Zorunlu istihdam, işverenin belirli bir çalışan sayısını aştığında kanunla belirlenen oranda engelli işçi çalıştırma yükümlülüğüdür.
Zorunlu arabuluculuk, işçi-işveren uyuşmazlıklarının çoğunda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasını şart koşan dava şartıdır.
Savunma istemi, iş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesinin davranışı veya verimi nedeniyle feshedilmesinden önce, hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması zorunluluğudur ve İş Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenir.
İhtarname, bir kimseye hukuki bir talebi, uyarıyı veya beyanı yazılı olarak bildiren ve bu bildirimin yapıldığını ispatlamaya yarayan belgedir.
Engelli işçi, çalışma gücündeki kaybı sağlık kurulu raporuyla belgelenen ve İş Kanunu'na tabi olarak çalışan kişidir.
Mobbing, işyerinde bir çalışana yönelik sistemli, sürekli ve kasıtlı biçimde yapılan; kişiyi yıldırmayı amaçlayan psikolojik taciz davranışlarıdır.
Disiplin cezası, işverenin yönetim hakkı kapsamında çalışma düzenini korumak için uyguladığı yaptırımdır ve uyarı, kınama, ücret kesme ile en ağır basamakta fesih basamaklarından oluşur.
İzin, bordro, PDKS ve özlük süreçlerinizi empuno'da tek platformda, mevzuata uygun yönetin.
Bu sözlük genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Oran, tutar ve süreler mevzuat değişikliğiyle güncellenebilir; şirketinize özgü durumlar için mali müşavirinize veya avukatınıza danışın.