Malulen Emeklilik Şartları: Yüzde 60 Kuralı, Prim Günü, Başvuru ve Aylık Hesabı (2026)

Malulen emeklilik, çalışma hayatının en çok yanlış bilinen konularından biridir; çünkü adında "emeklilik" geçse de <strong>yaş ile hiçbir ilgisi yoktur</strong>. Belirleyici olan yaş değil, sağlık durumunun çalışma gücüne etkisidir. Dayanağı <strong>5510 sayılı Kanun'un 25, 26 ve 27. maddeleridir</strong> ve şartların tamamı bir arada aranır: malul sayılmak, yeterli sigortalılık süresi ve prim günü, işten ayrılmış olmak ve Kuruma yazılı talepte bulunmak. Bu rehber hem çalışanın hem işverenin ihtiyaç duyduğu tarafı sırayla anlatır: yüzde 60 kuralı nasıl tespit edilir, prim ve süre şartı kimde nasıl değişir, ilk sigortalılıktan önce var olan hastalık neden aylık bağlanmasını engeller, başvuru nasıl yapılır, red kararına nasıl itiraz edilir, aylık hangi mantıkla hesaplanır, aylık bağlandıktan sonra çalışılabilir mi ve işveren tarafında çıkış kodu ile kıdem tazminatı ne olur. Tanım düzeyindeki özet için <a href="/sozluk#malulluk-ayligi">sözlükteki malullük aylığı maddesine</a> bakabilirsiniz; burada odak, süreç ve karar noktalarıdır.

Malulen Emeklilik Nedir, Yaşlılık Aylığından Farkı Ne?

Kısa cevap: Malulen emeklilik, halk arasındaki adıyla bilinen malullük aylığıdır: çalışma gücünün en az yüzde 60'ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıya, diğer şartları da taşıması hâlinde bağlanan aylıktır. Yaş şartı yoktur. Şartlar dörttür ve birlikte aranır: (1) malul sayılmak, (2) en az on yıldan beri sigortalı olup toplam 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak — başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olanlarda on yıllık sigortalılık süresi aranmaz, 1.800 gün yeterlidir, (3) çalıştığı işten ayrılmış olmak, (4) Kuruma yazılı talepte bulunmak.

Yaşlılık aylığıyla farkı üç noktada toplanır ve bu farkları bilmek, yanlış başvuruların büyük kısmını önler:

Yaşlılık aylığı (normal emeklilik)Malullük aylığı (malulen emeklilik)
Yaş şartıVardırYoktur
Belirleyici olanSigortalılık süresi, prim günü ve yaşÇalışma gücü kaybı + süre ve prim şartı
Sağlık kurulu kararıGerekmezZorunludur
Aylık bağlandıktan sonra çalışmaSosyal güvenlik destek primi ile çalışma mümkündürSigortalı çalışmaya başlayanın aylığı kesilir
Prim günü eşiğiGenel emeklilik kurallarıKural olarak 1.800 gün (süre şartı ile birlikte)

Bir kavram karışıklığını da baştan gidermek gerekir: "malul" olmak ile "engelli" olmak aynı şey değildir. Engellilik oranı, engelli sağlık kurulu raporuyla belirlenen ve vergi indirimi, engelli istihdam kotası, bazı sosyal haklar gibi ayrı sonuçlar doğuran bir kavramdır. Malullük ise özel olarak sosyal sigorta hukukuna ait bir tespittir ve ölçütü "çalışma gücünün en az yüzde 60'ının kaybı"dır. Elinde yüksek oranlı engelli raporu bulunan bir kişinin malullük başvurusu reddedilebilir; tersi de mümkündür. İki değerlendirmenin mercii, ölçütü ve sonucu farklıdır.

Birinci Şart: Malul Sayılmak — Yüzde 60 Kuralı ve Kurum Sağlık Kurulu

Malullük aylığının kapısı, tıbbi tespittir. 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre; sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, hizmet akdiyle çalışanlar ile kendi nam ve hesabına çalışanlar bakımından çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60'ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır.

Bu cümlenin üç pratik sonucu vardır ve üçü de en sık yapılan hataları önler:

  • Tek bir hekim raporu yetmez. Rapor, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucusunun sağlık kurulu tarafından düzenlenir; nihai kararı ise Kurum Sağlık Kurulu verir. Yani hastanenin verdiği rapor bir girdidir, sonucun kendisi değildir.
  • Kayıp oranı "yüzde 60 engellilik" ile aynı ölçüt değildir. Ölçülen şey çalışma gücüdür; hangi tıbbi tablonun hangi orana karşılık geldiği mevzuattaki cetvellere göre değerlendirilir.
  • Dosyanın kalitesi sonucu belirler. Kurul, dayanağı tıbbi belgeleri inceler. Epikriz, tetkik sonuçları, ameliyat raporları, tedavi geçmişi ve süreklilik gösteren kontroller eksikse, tablo gerçekte ağır olsa bile karar olumsuz çıkabilir.

Ayrı bir hâl olarak, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olmak da tespit edilebilir. Bu tespitin iki ayrı sonucu vardır: sigortalılık süresi şartı aranmaz ve aylık hesabında kullanılan bağlama oranı yükselir. Bu nedenle başvuru dosyasında bakıma muhtaçlık durumunun belgelenmesi ayrıca önemlidir.

Son olarak, malullük tespiti iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmak zorunda değildir. Herhangi bir hastalık da çalışma gücünün yeterli oranda kaybına yol açıyorsa malullük gündeme gelir. İş kazası veya meslek hastalığına özgü olan ve karıştırılan ödeme türü sürekli iş göremezlik geliridir; farkını aşağıda ayrı bir bölümde ele alıyoruz.

İkinci Şart: Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı

Tıbbi şart sağlansa bile, sigorta kolunun kendi şartları ayrıca aranır. 5510 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının:

  • En az on yıldan beri sigortalı bulunması ve toplam olarak 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
  • Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1.800 gün prim bildirilmiş olması gerekir.

İki kavramın farkını burada netleştirmek şart, çünkü karıştırıldığında hesap tamamen yanlış çıkar:

KavramNe anlatır?Nasıl artar?
Sigortalılık süresiİlk defa sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarih ile değerlendirme tarihi arasında geçen süreTakvim işledikçe artar; arada çalışılmasa da süre işler
Prim ödeme gün sayısıAdına fiilen prim bildirilen gün sayısıYalnızca prim bildirildikçe artar

Yani "on yıldır sigortalıyım" demek, "1.800 günüm var" demek değildir; ikisi ayrı ayrı sağlanmalıdır. Tersi de doğrudur: 1.800 günü tamamlamış ancak ilk sigortalılığının üzerinden on yıl geçmemiş bir kişi — bakıma muhtaçlık hâli yoksa — süre şartını sağlamaz.

Kendi nam ve hesabına çalışanlarda (4/b, Bağ-Kur) ek bir şart daha vardır: kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması gerekir. Borç varken talepte bulunulması hâlinde aylık, borç ödenmeden bağlanmaz. Bağ-Kur tarafındaki prim ve borç mantığını Bağ-Kur (4/b) rehberinde ayrıntılı anlattık.

Prim günü eksikse akla ilk gelen yol hizmet borçlanmasıdır (askerlik, doğum, yurt dışı hizmetleri gibi). Borçlanmanın hangi sürelere ilişkin olduğuna ve hangi tarihe atfedileceğine göre sonuç değişir; bu nedenle borçlanma yapmadan önce başvurunun hangi şartta takıldığını netleştirmek gerekir — eksik olan sigortalılık süresi ise borçlanma her zaman çözüm olmayabilir.

Üçüncü ve Dördüncü Şart: İşten Ayrılma ve Yazılı Talep

Bu iki şart en çok atlanan şartlardır, çünkü tıbbi tarafın gölgesinde kalır. Oysa mevzuat açıktır: malullük aylığı, sigortalının çalıştığı işten ayrılmasından — kendi nam ve hesabına çalışanlarda işyerini kapatmasından veya devretmesinden — sonra, Kurumdan yazılı istekte bulunması hâlinde bağlanır.

Pratik sonuçları şunlardır:

  • Çalışmaya devam ederken malullük aylığı bağlanmaz. Sağlık kurulu kararı olumlu çıksa bile, aylık için işten ayrılma gerekir.
  • Talep şarttır ve yazılıdır. Sağlık kurulu kararının çıkmış olması, aylığın kendiliğinden bağlanacağı anlamına gelmez; Kuruma tahsis talebinde bulunulmalıdır.
  • Talep tarihi hesabı etkiler. Aylığın başlangıcı, aşağıda anlatıldığı gibi talep tarihi ile rapor tarihinin karşılaştırılmasıyla belirlenir; bu yüzden talebin geciktirilmesi doğrudan kayıp anlamına gelebilir.

Sıralama konusunda pratikte en çok sorulan soruya net cevap verelim: önce ayrılıp sonra mı başvurmak gerekir? Tıbbi süreç, kişi hâlâ çalışırken de başlatılabilir; hatta malullük tespiti talebi işveren tarafından da yapılabilir. Ancak aylığın bağlanması, işten ayrılma ve yazılı talep şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır. Bu nedenle en güvenli sıra, tıbbi sürecin sonucunu görecek kadar ilerletip ayrılma kararını buna göre vermektir — özellikle malullük tespiti çıkmadan yapılan bir istifa, hem gelirsiz hem aylıksız bir dönem yaratabilir.

İşveren tarafında ise çıkışın hangi kodla bildirileceği önemlidir; bunu son bölümde ayrıca ele alıyoruz. Yanlış kodla yapılan bir çıkış, çalışanın hem tahsis sürecini hem tazminat hakkını tartışmalı hâle getirir.

Aylık Bağlanmayan Hâl: İlk Sigortalılıktan Önce Var Olan Malullük

Bu, malullük başvurularında en sık karşılaşılan ve en çok şaşırtan red gerekçesidir. 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca; sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün yüzde 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz.

Mantığı şudur: malullük sigortası, sigortalılık süresi içinde ortaya çıkan bir riski karşılar. Kişi sigortalı olmadan önce zaten o düzeyde malul hâle gelmişse, bu risk sigorta kapsamında doğmuş sayılmaz. Bu kural bir haksızlık gibi görünse de sistemin temel kurgusudur.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Tespitin sonradan yapılması sonucu değiştirmez. Kişi yıllarca çalışmış olsa bile, malullüğün ilk sigortalılıktan önce mevcut olduğu sonradan tespit edilirse aylık bağlanmaz.
  • Kural, o hastalık veya engellilik bakımından geçerlidir. Sonradan ortaya çıkan ve tek başına yeterli kayba yol açan farklı bir tablo, ayrı bir değerlendirme konusudur.
  • Bu durumdaki sigortalılar tümüyle haksız kalmaz. Kanun, bu kapsamdakiler için yaş dışındaki şartların değerlendirilmesine ilişkin ayrı düzenlemeler öngörür; ayrıca engellilik vergi indirimine dayalı erken emeklilik ve diğer yollar ayrı başvuru konularıdır. Doğru adres, malullük aylığı değil bu ayrı yollardır.

Bu nedenle başvurudan önce cevaplanması gereken ilk soru şudur: bu tablo ne zaman oluştu ve ilk sigortalılık tarihi ne? İki tarih arasındaki ilişki, dosyanın kaderini büyük ölçüde belirler ve başvuru öncesinde hizmet dökümü ile tıbbi geçmişin birlikte incelenmesini gerektirir.

Başvuru Süreci: Adım Adım Ne Oluyor?

Süreç, dışarıdan bakıldığında tek bir başvuru gibi görünse de aslında birbirini bekleyen adımlardan oluşur. Sıra bozulduğunda dosya en baştan başlar.

#AdımKim yapar?Dikkat edilecek
1Malullük tespiti talebiSigortalı (işveren de talep edebilir)Talep, tıbbi sürecin resmen başlaması demektir
2Yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucusuna sevkKurumRapor, Kurumca yetkilendirilen hastanenin sağlık kurulunca düzenlenir
3Sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgelerin toplanmasıSağlık kuruluşu / sigortalıEpikriz, tetkik ve tedavi geçmişi dosyanın gücünü belirler
4Kurum Sağlık Kurulu değerlendirmesiSGKNihai tıbbi karar buradadır; hastane raporu tek başına sonuç değildir
5Süre ve prim şartlarının kontrolüSGKOn yıl sigortalılık + 1.800 gün; bakıma muhtaçlıkta süre aranmaz
6İşten ayrılışSigortalı / işverenÇıkış bildirgesi ve doğru çıkış kodu
7Yazılı tahsis talebiSigortalıAylığın başlangıcı bu tarihle ilişkilidir
8Aylığın bağlanması ve ödemeSGKKarar tebliğ edilir; red hâlinde itiraz süreci işler

Dosyayı güçlendiren şey, sürprizlerin baştan giderilmesidir. Başvuru öncesinde hizmet dökümünün alınıp kontrol edilmesi neredeyse her zaman işe yarar: eksik bildirilmiş bir dönem, hatalı bir çıkış tarihi veya belgesiz kalmış eksik günler tam da bu aşamada ortaya çıkar ve düzeltilmeleri aylar alır. Aynı şekilde tıbbi tarafta da dağınık duran raporların kronolojik olarak toplanması, kurulun tabloyu bir bütün olarak görmesini sağlar.

Red Kararına İtiraz, Yeniden Muayene ve Dava Yolu

Malullük başvurularının reddi nadir değildir; önemli olan reddin hangi gerekçeyle verildiğini doğru okumaktır, çünkü izlenecek yol buna göre değişir.

Red gerekçesiNe anlama gelir?Ne yapılabilir?
Kayıp oranı yeterli görülmediTıbbi değerlendirme olumsuzKarara itiraz edilir; itiraz üzerine dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunda değerlendirilir
Süre veya prim şartı sağlanmıyorTıbbi değil, sigorta şartı eksikPrim/hizmet kayıtları kontrol edilir; borçlanma imkânı değerlendirilir
Malullük ilk sigortalılıktan önce mevcutKanun gereği bu tablodan aylık bağlanmazAyrı yollar değerlendirilir; itiraz genellikle tarih ve tıbbi kronoloji tartışmasıdır
İşten ayrılma / talep şartı eksikUsule ilişkin eksiklikŞart tamamlanır ve yeniden talepte bulunulur
Prim borcu var (4/b)Borç ödenmeden aylık bağlanmazBorç ödenir veya yapılandırma sonrası talep yenilenir

Tıbbi gerekçeli redlerde izlenecek yol nettir: karara itiraz edilir ve itiraz üzerine dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gider. Bu aşamada eklenecek yeni tıbbi belgeler — özellikle tabloyu güncelleyen yeni tetkikler ve tedavi kayıtları — sonucu değiştirebilir. İtiraz yolu tükendiğinde ise uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür; yargılamada bilirkişi incelemesi yapılır ve mahkeme, kurul kararıyla bağlı değildir.

Aylık bağlandıktan sonra da tıbbi süreç bitmez: Kurum, malullük aylığı bağlanmış sigortalıları kontrol muayenesine tabi tutabilir. Kontrol muayenesi sonucunda malullük durumunun ortadan kalktığının tespiti hâlinde aylık kesilir. Kontrol muayenesine çağrıya rağmen gitmemek de aylığın kesilmesi sonucunu doğurabilir; bu nedenle Kurumdan gelen tebligatların adres değişikliklerinde takip edilmesi kritiktir.

Malulen Emeklilik Maaşı Ne Kadar? Aylığın Hesap Mantığı

Bu sorunun tek bir rakamla cevabı yoktur ve internette dolaşan "malulen emeklilik maaşı şu kadar" başlıklarının hiçbiri güvenilir değildir; çünkü aylık, kişinin kendi kazanç geçmişinden hesaplanır. Doğru olan, rakamı değil mekanizmayı bilmektir.

Aylık iki bileşenin çarpımıdır:

  1. Ortalama aylık kazanç. Sigortalının prime esas kazançları, mevzuattaki güncelleme katsayısıyla başvuru tarihine taşınır ve prim gün sayısına bölünerek ortalama bulunur. Yani hesap, çalışılan yılların kazancını "bugünkü paraya" çevirerek yapar.
  2. Aylık bağlama oranı (ABO). Prim ödeme gün sayısına bağlı olarak belirlenen orandır; gün sayısı arttıkça oran yükselir. Dönemlere göre farklı oran kuralları uygulandığı için, uzun kariyerlerde aylık birden fazla dönemin oranı birleştirilerek hesaplanır.

Malullük aylığına özgü üç kural, hesabı yaşlılık aylığından ayırır:

  • Düşük gün sayısı için eşik uygulaması. Kanun, prim gün sayısı belirli bir eşiğin altında kalan sigortalılarda hesabın bu eşik üzerinden yapılmasını öngörür. Bunun anlamı şudur: 1.800 günle aylık bağlanan bir kişinin aylığı, 1.800 gün üzerinden değil, kanunun öngördüğü daha yüksek gün eşiği üzerinden hesaplanır. Malullük aylığının, aynı prim gününe sahip bir yaşlılık hesabından yüksek çıkabilmesinin sebebi budur.
  • Bakıma muhtaçlık hâlinde oran artışı. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olanlarda aylık bağlama oranı kanunla yükseltilir.
  • En düşük aylık güvencesi. Hesaplanan tutar, kanunla belirlenen en düşük aylık seviyesinin altında kalıyorsa o seviyeye tamamlanır. Bu alt sınır her yıl güncellendiği için burada rakam yazmıyoruz; yürürlükteki tutar için resmi kaynakları esas alın.

Pratik sonuç: aylığın büyüklüğünü belirleyen asıl değişken, çoğu zaman prim gün sayısından çok prime esas kazancın gerçek ücret üzerinden bildirilmiş olmasıdır. Yıllarca asgari ücret üzerinden bildirilen bir kariyer, gerçekte daha yüksek ücret alınmış olsa bile düşük ortalama kazanç üretir ve bu, aylığa doğrudan yansır. Eksik bildirimin bedeli, çoğu zaman tam da bu aşamada — geri dönüşü olmayan biçimde — ortaya çıkar.

Aylık Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Kesilir? Yeniden Çalışma

Başlangıç. Malullük aylığı; malul sayılmaya esas tutulan rapor tarihi ile yazılı istek tarihinden hangisi sonra ise onu takip eden ay başından itibaren başlar. Bu kural iki yönlü çalışır: rapor tarihi talepten önceyse talep tarihi, rapor tarihi talepten sonraysa rapor tarihi esas alınır. Pratik sonucu, tahsis talebinin gecikmesinin doğrudan kayıp doğurabilmesidir.

Kesilme. Malullük aylığının en ayırt edici kuralı buradadır: malullük aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir. Yaşlılık aylığında olduğu gibi sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam etme imkânı bulunmaz. Bu, malulen emekli olan kişilerin en sık yanıldığı noktadır: "emekli oldum, yarı zamanlı çalışırım" beklentisi malullük aylığında karşılık bulmaz.

Aylığın kesilmesine yol açan diğer hâller:

  • Kontrol muayenesi sonucu malullük durumunun ortadan kalkması,
  • Kontrol muayenesine çağrıya rağmen gidilmemesi,
  • Aylık bağlanmasına esas şartların sonradan ortadan kalktığının tespiti.

Aylığı kesilenlerin durumu tümüyle sona ermez: sonradan yeniden çalışıp prim ödeyen kişilerin hakları, mevzuattaki kurallar çerçevesinde yeniden değerlendirilir. Ancak burada dikkatli olmak gerekir — aylığın kesilmesinden sonra yeniden bağlanma her hâlde otomatik değildir ve şartların yeniden incelenmesini gerektirir.

Sağlık hakkı tarafında ise malullük aylığı alanlar genel sağlık sigortası kapsamındadır; aylıktan yapılan kesintiler ve bakmakla yükümlü olunan kişilerin durumu genel kurallara tabidir.

İşveren Tarafı: Çıkış Kodu 09, Kıdem Tazminatı ve Çıkış Süreci

Malulen emeklilik yalnızca çalışanın süreci değildir; işverenin de doğru yapması gereken üç işi vardır ve üçünün de yanlış yapılması pahalıdır.

1) Çıkış kodu. Sigortalı işten ayrılış bildirgesinde malulen emeklilik nedeniyle ayrılışın kodu 09 — Malulen emeklilik nedeniyle'dir. Kodun doğru seçilmesi, hem çalışanın tahsis sürecinin sorunsuz ilerlemesi hem de sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından belirleyicidir. Tüm kodların hak sonuçlarıyla birlikte listesi için SGK çıkış kodları tablosuna bakabilirsiniz.

2) Kıdem tazminatı. Malullük aylığı bağlanması amacıyla işten ayrılan çalışan, diğer şartları taşıması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanır. Bu, işveren tarafında en çok tartışma yaratan noktadır ve cevabı nettir: malulen emeklilik nedeniyle ayrılış, kıdem tazminatını doğuran hâllerdendir. Kıdemin hesabında genel kurallar geçerlidir — her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret, kıdem tavanı sınırı ve damga vergisi kesintisi. Ayrıntı için kıdem tazminatı rehberine bakabilirsiniz. Buna karşılık ihbar tazminatı gündeme gelmez; fesih, ihbar süresine bağlı bir işveren feshi değildir.

3) Belge ve süre disiplini. Çıkışta yapılması gerekenler sıralıdır ve hiçbiri sonradan üretilemez:

  • İşten ayrılış bildirgesinin, sigortalılığın sona ermesini izleyen on gün içinde verilmesi,
  • Kullanılmayan yıllık izin ücretinin hesaplanıp ödenmesi,
  • Kıdem tazminatı ile diğer alacakların bordroda gösterilmesi ve ödeme belgesinin saklanması,
  • Zimmetli ekipmanın iadesi ve iade tutanağı,
  • Özlük dosyasının, mevzuattaki saklama süreleri boyunca muhafaza edilmesi.

Son bir hatırlatma: malulen emeklilik başvurusu sürecindeki çalışanın istirahat raporları bu dönemde yoğunlaşır. Rapor günlerinin doğru bildirilmesi, eksik gün gerekçelerinin belgeli olması ve çalışılmadığına dair bildirimin zamanında yapılması, hem çalışanın ödeneğini hem işverenin bildirim uyumunu korur. Bu dönemde yapılan bildirim hataları, aylar sonra tahsis dosyasında karşınıza çıkar.

Karıştırılan Üç Kavram: Neyi Nereye Sormalı?

Malulen emeklilik, kendisine benzeyen üç ayrı kurumla sürekli karıştırılır. Yanlış kapıyı çalmak, aylarca süren gecikme demektir; bu tablo doğru adresi verir.

KavramNe zaman gündeme gelir?Farkı
Malullük aylığı (malulen emeklilik)Çalışma gücünün en az yüzde 60'ının kaybıSebebi ne olursa olsun (iş kazası şart değil); süre ve prim şartı aranır; işten ayrılma ve yazılı talep gerekir
Sürekli iş göremezlik geliriİş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybıAyrı bir sigorta kolundan ödenir; oran eşiği ve hesap kuralları farklıdır; çalışmaya devam etmeye engel değildir
Engellilik vergi indirimine dayalı erken emeklilikVergi indirimi belgesiyle belirlenen engellilik derecesiMalullük aylığı değildir; kendi derece, süre ve prim tablosuna göre yaşlılık aylığı bağlanır; işveren tarafında sonuçları farklıdır
Engelli çalışan kotası ve teşviklerİşverenin istihdam yükümlülüğüKişiye aylık bağlanmasıyla ilgisi yoktur; işverenin istihdam ve prim teşviki konusudur

Bir ayrım daha: işverenin sağlık nedeniyle feshi (4857 sayılı Kanun md. 25/I) ile malulen emeklilik aynı şey değildir. Birincisi işverenin fesih hakkı, ikincisi çalışanın sosyal sigorta hakkıdır. Çalışanın sağlık durumu çalışmasına engel hâle geldiğinde işverenin refleksi doğrudan fesih olmamalı; öncelikle malullük sürecinin işletilip işletilemeyeceği, sağlık gözetimi sonuçlarına göre uygun bir işte değerlendirme yapılıp yapılamayacağı düşünülmelidir. Aksi hâlde hem çalışan hak kaybına uğrar hem işveren, sonradan geçersiz fesih ve tazminat tartışmasıyla karşılaşır.

Normal (yaşlılık) emeklilik şartlarını ve prim günü-yaş-sigortalılık süresi üçlüsünü ayrı bir rehberde topladık: emeklilik şartları rehberi. Sağlık nedeniyle uzun süreli işten uzak kalan çalışanın rapor ve ödenek sürecini ise istirahat raporu rehberinde anlattık.

Malulen emeklilik çıkışı, belge disiplini isteyen bir çıkıştır

Çıkış kodu, kıdem hesabı, kullanılmayan izin ücreti, zimmet iadesi ve rapor günleri... empuno dijital özlük dosyası bu belgeleri çalışan bazında kategorili ve yetkiye bağlı tutar; fesih anında hafızadan değil kayıttan okursunuz.

Dijital Özlük Dosyasını İncele →

Sık Sorulan Sorular

Malulen emeklilik şartları nelerdir?
Dört şart birlikte aranır. Birincisi malul sayılmaktır: çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60'ının kaybedildiğinin Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi gerekir. İkincisi sigortalılık ve prim şartıdır: en az on yıldan beri sigortalı olup toplam 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmalıdır; başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olanlarda on yıllık süre aranmaz, 1.800 gün yeterlidir. Üçüncüsü çalışılan işten ayrılmış olmak, dördüncüsü Kuruma yazılı talepte bulunmaktır. Kendi nam ve hesabına çalışanlarda ayrıca prim ve prime ilişkin borçların ödenmiş olması gerekir. Yaş şartı yoktur.
Yüzde 60 iş gücü kaybı nasıl tespit edilir, tek hekim raporu yeterli mi?
Yeterli değildir. Rapor, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun olarak düzenlenir; nihai tespiti ise Kurum Sağlık Kurulu yapar. Yani hastane raporu sürecin girdisidir, sonucun kendisi değil. Değerlendirme, rapor ile birlikte dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesiyle yapılır; bu nedenle epikriz, tetkik sonuçları, ameliyat raporları ve tedavi geçmişinin eksiksiz sunulması dosyanın gücünü doğrudan belirler. Ayrıca "yüzde 60 çalışma gücü kaybı" ile engelli sağlık kurulu raporundaki engellilik oranı aynı ölçüt değildir.
Malulen emeklilik için kaç gün prim gerekir?
Kural olarak toplam 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması ve en az on yıldan beri sigortalı bulunulması gerekir. Bu iki şart ayrı ayrı sağlanmalıdır: sigortalılık süresi ilk defa sigortalı olunan tarihten itibaren takvim olarak işler, prim gün sayısı ise yalnızca fiilen prim bildirildikçe artar. On yıldır sigortalı olmak tek başına yeterli olmadığı gibi, 1.800 günü tamamlamış olmak da süre şartını karşılamaz. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olanlarda ise sigortalılık süresi aranmaz, 1.800 gün yeterlidir.
Başkasının sürekli bakımına muhtaç olanlarda şartlar değişir mi?
Evet, iki noktada değişir. Birincisi, on yıllık sigortalılık süresi şartı aranmaz; 1.800 gün prim bildirilmiş olması yeterlidir. İkincisi, aylık hesabında kullanılan aylık bağlama oranı kanunla yükseltilir, dolayısıyla bağlanacak aylık daha yüksek olur. Bu nedenle başvuru dosyasında bakıma muhtaçlık durumunun tıbbi belgelerle açıkça ortaya konması ayrıca önemlidir; sonradan yapılan bir düzeltme talebi hem zaman kaybettirir hem de geçmişe dönük fark hesabı tartışması doğurur.
İşten ayrılmadan malulen emekli olunabilir mi?
Hayır. Malullük aylığı, sigortalının çalıştığı işten ayrılmasından — kendi nam ve hesabına çalışanlarda işyerini kapatmasından veya devretmesinden — sonra, Kurumdan yazılı istekte bulunması hâlinde bağlanır. Sağlık kurulu kararının olumlu çıkmış olması aylığın kendiliğinden bağlanacağı anlamına gelmez; ayrıca yazılı tahsis talebi gerekir. Buna karşılık malullük tespiti süreci kişi hâlâ çalışırken başlatılabilir. En güvenli sıra, tıbbi sürecin sonucunu görecek kadar ilerletip ayrılma kararını buna göre vermektir; tespit çıkmadan yapılan istifa hem gelirsiz hem aylıksız bir dönem yaratabilir.
Malulen emeklilik maaşı ne kadar?
Tek bir rakamla cevabı yoktur; aylık kişinin kendi kazanç geçmişinden hesaplanır. Hesap iki bileşene dayanır: prime esas kazançların güncellenerek bulunan ortalama aylık kazanç ve prim ödeme gün sayısına bağlı aylık bağlama oranı. Malullükte üç özel kural vardır: prim gün sayısı kanunda belirlenen eşiğin altında kalan sigortalılarda hesap bu eşik üzerinden yapılır; başka birinin sürekli bakımına muhtaç olanlarda oran artırılır; hesaplanan tutar kanunla belirlenen en düşük aylık seviyesinin altında kalıyorsa o seviyeye tamamlanır. Bu alt sınır her yıl güncellendiğinden sabit bir rakama dayanılmamalıdır. Aylığın büyüklüğünü belirleyen asıl değişken, kazancın gerçek ücret üzerinden bildirilmiş olmasıdır.
Malullük aylığı ne zaman başlar?
Malullük aylığı; malul sayılmaya esas tutulan rapor tarihi ile yazılı istek tarihinden hangisi sonra ise onu takip eden ay başından itibaren başlar. Yani rapor tarihi talepten önceyse talep tarihi, rapor tarihi talepten sonraysa rapor tarihi esas alınır. Bu kuralın pratik sonucu, tahsis talebinin geciktirilmesinin doğrudan kayıp anlamına gelebilmesidir: şartlar oluştuğu hâlde talepte bulunulmayan her ay, geriye dönük olarak kazanılmaz. Bu nedenle sağlık kurulu süreci ile işten ayrılış ve talep adımlarının birbirini beklemeden planlanması gerekir.
Malulen emekli olduktan sonra çalışabilir miyim?
Malullük aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir. Yaşlılık aylığındaki gibi sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam etme imkânı bulunmaz. Bu, malulen emekli olanların en sık yanıldığı noktadır: "emekli oldum, yarı zamanlı çalışırım" beklentisi malullük aylığında karşılık bulmaz. Aylığı kesilenlerin sonradan yeniden çalışıp prim ödemesi hâlindeki hakları mevzuattaki kurallar çerçevesinde yeniden değerlendirilir; yeniden bağlanma otomatik değildir.
Malulen emeklilik başvurum reddedilirse ne yapabilirim?
Önce reddin gerekçesini okumak gerekir, çünkü izlenecek yol buna göre değişir. Tıbbi gerekçeli redlerde karara itiraz edilir ve itiraz üzerine dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunda değerlendirilir; bu aşamada tabloyu güncelleyen yeni tetkik ve tedavi kayıtları eklenebilir. Red, süre veya prim şartının sağlanmamasından kaynaklanıyorsa yapılacak iş tıbbi itiraz değil, hizmet kayıtlarının kontrolü ve gerekiyorsa borçlanma imkânının değerlendirilmesidir. İtiraz yolu tükendiğinde uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür; yargılamada bilirkişi incelemesi yapılır ve mahkeme kurul kararıyla bağlı değildir.
İlk sigortalılıktan önce var olan hastalık malulen emekliliğe engel mi?
Evet. Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten önce sigortalının çalışma gücünün yüzde 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz. Tespitin sonradan yapılmış olması sonucu değiştirmez. Kural, o hastalık veya engellilik bakımından geçerlidir; sonradan ortaya çıkan ve tek başına yeterli kayba yol açan farklı bir tablo ayrı değerlendirilir. Bu durumdakiler için kanun ayrı düzenlemeler öngörür ve engellilik vergi indirimine dayalı erken emeklilik ayrı bir başvuru yoludur.
Malulen emeklilikte kıdem tazminatı alınır mı?
Evet. Malullük aylığı bağlanması amacıyla işten ayrılan çalışan, diğer şartları taşıması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanır. Hesapta genel kurallar geçerlidir: her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret, yürürlükteki kıdem tazminatı tavanı sınırı ve damga vergisi kesintisi. Buna karşılık ihbar tazminatı gündeme gelmez, çünkü fesih ihbar süresine bağlı bir işveren feshi değildir. İşveren tarafında kıdem tazminatının bordroda gösterilmesi ve ödeme belgesinin saklanması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıklarda tek dayanaktır.
İşveren malulen emeklilik çıkışında hangi kodu kullanmalı?
Sigortalı işten ayrılış bildirgesinde malulen emeklilik nedeniyle ayrılışın kodu 09 — Malulen emeklilik nedeniyle'dir. Kodun doğru seçilmesi, çalışanın tahsis sürecinin sorunsuz ilerlemesi ve sonradan doğabilecek hak tartışmalarının önlenmesi bakımından belirleyicidir. Bildirgenin, sigortalılığın sona ermesini izleyen on gün içinde verilmesi gerekir. Bu kodda kıdem tazminatı doğar, işsizlik ödeneği ise gündeme gelmez; çünkü ödenek, kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalma şartına bağlıdır. Tüm kodların hak sonuçlarıyla birlikte listesi SGK çıkış kodları rehberimizdedir.
Malullük aylığı ile sürekli iş göremezlik geliri aynı şey mi?
Hayır, ikisi ayrı sigorta kollarından doğar. Sürekli iş göremezlik geliri yalnızca iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün kaybedilmesi hâlinde gündeme gelir ve kendi oran eşiği ile hesap kurallarına tabidir; ayrıca gelir bağlanmış olması kural olarak çalışmaya devam etmeye engel değildir. Malullük aylığı ise sebebi ne olursa olsun çalışma gücünün en az yüzde 60'ının kaybı hâlinde, süre ve prim şartlarıyla birlikte bağlanır, işten ayrılmayı ve yazılı talebi gerektirir ve aylık alırken sigortalı çalışmaya başlanması hâlinde kesilir.
Engellilik vergi indirimiyle emeklilik ile malulen emeklilik aynı mı?
Hayır. Engellilik vergi indirimine dayalı emeklilik, vergi indirimi belgesiyle belirlenen engellilik derecesine göre, kendi süre ve prim tablosu uygulanarak yaşlılık aylığı bağlanmasıdır; malullük aylığı değildir. Malulen emeklilikte belirleyici olan Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen yüzde 60 çalışma gücü kaybıdır. İki yolun şartları, başvuru mercii ve sonuçları farklıdır: örneğin aylık bağlandıktan sonra çalışma kuralları da aynı değildir. Bu nedenle başvurudan önce hangi yolun kişinin durumuna uyduğunun netleştirilmesi, aylarca sürecek yanlış bir başvuruyu önler.
Malullük aylığı bağlandıktan sonra kontrol muayenesine çağrılır mıyım?
Çağrılabilirsiniz. Kurum, malullük aylığı bağlanmış sigortalıları kontrol muayenesine tabi tutabilir. Kontrol muayenesi sonucunda malullük durumunun ortadan kalktığının tespiti hâlinde aylık kesilir. Ayrıca kontrol muayenesine çağrıya rağmen gidilmemesi de aylığın kesilmesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle adres ve iletişim bilgilerinin güncel tutulması ve Kurumdan gelen tebligatların takip edilmesi kritiktir; tebligatı görmediği için muayeneye gitmeyen kişinin aylığının kesilmesi, sonradan düzeltilmesi zaman alan bir sorundur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Somut durumlar için güncel mevzuata ve uzman görüşüne başvurunuz.