Maaş Haczi Yazısı Gelen İşveren Ne Yapmalı?

Çalışanınız hakkında icra müdürlüğünden bir maaş haczi yazısı geldiğinde muhatap artık yalnızca borçlu çalışan değil, işveren olarak sizsiniz. Yazıya 7 gün içinde doğru cevap vermek, kesintiyi doğru oranda yapmak ve birden fazla dosya varsa sırayı doğru yönetmek işverenin yasal yükümlülüğüdür; hata yapıldığında borç işverenin kendi malvarlığından tahsil edilebilir. Bu rehberde, icra yazısı geldiği andan dosyanın kapanmasına kadar işverenin atması gereken tüm adımları 2026 güncel değerleriyle adım adım anlatıyoruz.

Maaş Haczi Nedir? İşverenin Yasal Sorumluluğu

Kısa cevap: İcra müdürlüğünden maaş haczi yazısı gelen işverenin üç yükümlülüğü vardır: yazıya tebliğden itibaren 7 gün içinde yazılı cevap vermek, çalışanın net ücretinin en fazla 1/4'ünü her ay kesmek ve kesilen tutarı icra dosyasına yatırmak (İcra ve İflas Kanunu md. 355; İş Kanunu md. 35). Aylık işleyen (cari) nafaka bu 1/4 sınırına tabi değildir ve öncelikle tam olarak kesilir. Birden fazla icra dosyasında kesinti bölüştürülmez; dosyalar tebliğ sırasına göre sırayla kapatılır. Kesilmesi gerekirken kesilmeyen tutar, ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın işverenin kendi malvarlığından tahsil edilir (İİK md. 356).

Maaş haczi, borçlu bir çalışanın ücretinin bir bölümüne, alacaklının başlattığı icra takibi sonucunda icra müdürlüğü kararıyla el konulmasıdır. Haciz, çalışanın banka hesabına değil doğrudan ücret alacağına konur; bu nedenle icra müdürlüğü, İcra ve İflas Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca haciz yazısını ücreti ödeyen tarafa, yani işverene gönderir.

Bu yazıyla birlikte işveren, icra dosyasının bir tür üçüncü kişi muhatabı hâline gelir. İşverenin üç temel yükümlülüğü doğar:

  • İcra müdürlüğünün yazısına süresi içinde ve doğru bilgiyle cevap vermek,
  • Çalışanın ücretinden yasal orandaki kesintiyi her ay düzenli yapmak,
  • Kesilen tutarı icra dosyasına yatırmak ve çalışanın işten ayrılması gibi değişiklikleri bildirmek.

Bu yükümlülükler çalışanla işveren arasındaki iyi niyete bırakılmış bir konu değildir; yerine getirilmediğinde kesilmeyen tutar işverenin kendi malvarlığından tahsil edilebilir. Bu yüzden maaş haczi, bordro sürecinin en dikkatli yönetilmesi gereken kesinti kalemlerinden biridir.

İcra Yazısı Gelince İlk 7 Günde Yapılması Gerekenler

Haciz yazısı işverene tebliğ edildiğinde 7 günlük cevap süresi başlar. Bu sürede icra müdürlüğüne yazılı olarak şu bilgilerin bildirilmesi gerekir:

  1. Çalışma durumu: Borçlu, işyerinizde hâlen çalışıyor mu? İşten ayrıldıysa ayrılış tarihi ve biliniyorsa yeni işvereni.
  2. Ücret bilgisi: Çalışanın aldığı ücret tutarı (uygulamada kesinti net ücret üzerinden hesaplandığı için net tutarın bildirilmesi esastır).
  3. Mevcut hacizler: Aynı çalışanın ücreti üzerinde daha önce konulmuş başka haciz veya nafaka kesintisi olup olmadığı; varsa dosya numaraları ve sıradaki yerleri.

Cevap yazısında ayrıca ilk kesintinin hangi bordro döneminde başlayacağını belirtmek uygulamada sıkça tercih edilir. Tebliğ tarihini mutlaka kayıt altına alın; 7 günlük süre tebliğle işler ve sürenin kaçırılması işveren aleyhine sonuç doğurabilir. Yazı birden fazla çalışanı ilgilendiriyorsa her dosya için ayrı cevap verilmelidir. Bu aşamada yapılan en yaygın hata, yazının muhasebe ile İK arasında sahipsiz kalıp cevabın gecikmesidir — gelen icra yazıları için tek bir sorumlu ve standart bir kayıt akışı belirlemek bu riski büyük ölçüde azaltır.

Kesinti Oranı: Net Ücretin 1/4'ü Kuralı ve İstisnaları

İş Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca işçi ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. Uygulamada ve yerleşik yargı kararlarında bu oran, çalışanın eline geçen net ücret üzerinden hesaplanır. Örneğin 2026 itibarıyla net asgari ücret 28.075,50 TL olduğuna göre, asgari ücretli bir çalışandan yapılabilecek aylık icra kesintisi en fazla yaklaşık 7.018,88 TL'dir. Çalışanınızın net ücretini bilmiyorsanız brütten nete maaş hesaplama aracıyla güncel kesintilerle hızlıca doğrulayabilirsiniz. Kesilecek tutarı, birden fazla dosya ve nafaka önceliği dahil görmek için maaş haczi hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Kuralın bilinmesi gereken önemli noktaları şunlardır:

  • Asgari ücret istisna değildir: Ücretin asgari ücret düzeyinde olması hacze engel oluşturmaz; asgari ücretin de 1/4'ü kesilir.
  • Ücret ekleri de kapsamdadır: İkramiye, prim ve benzeri düzenli ödemeler ücret niteliğinde sayıldığından kesinti matrahına dahil edilir.
  • Nafaka farklıdır: Aylık işleyen (cari) nafaka alacağı 1/4 sınırına tabi olmadan öncelikle kesilir (detayı bir sonraki bölümde).
  • Çalışan onayıyla oran artırılabilir: Haciz konulduktan sonra borçlu çalışan muvafakat ederse 1/4'ten daha yüksek oranda kesinti yapılabilir; ancak hacizden önce verilen genel muvafakatler geçersizdir.
  • Tazminatlar ayrı rejime tabidir: Kıdem ve ihbar tazminatı ücret sayılmadığından 1/4 sınırıyla korunmaz; yerleşik yargı uygulamasına göre tamamı haczedilebilir. Tazminat hesabının ayrıntıları için kıdem tazminatı rehberine bakabilirsiniz.

Birden Fazla İcra Dosyası: Sıra Cetveli ve Nafaka Önceliği

Aynı çalışan hakkında birden fazla haciz yazısı gelmesi uygulamada çok yaygındır. Temel kural şudur: ücret üzerindeki hacizler geliş (tebliğ) sırasına göre sıraya konur ve önceki dosyanın borcu bitmeden sonraki dosya için kesintiye başlanmaz. Yani 1/4'lük kesinti dosyalar arasında bölüştürülmez; sıradaki dosyaya tam olarak aktarılır, o dosya kapanınca bir sonrakine geçilir.

Nafaka bu sıralamanın istisnasıdır ve iki ayrı biçimde karşınıza çıkar:

Alacak türüSıradaki yeriKesinti kuralı
Aylık işleyen (cari) nafakaSıraya girmez, her ay önceliklidir1/4 sınırına tabi olmadan, mahkemece belirlenen aylık tutar tam kesilir
Birikmiş nafaka borcuSırada diğer dosyaların önüne geçer1/4'lük kesinti içinden öncelikle bu dosyaya ödenir
Diğer icra dosyaları (banka, kredi, senet vb.)Tebliğ sırasına göreÖnceki dosya kapanmadan kesinti başlamaz

Buna göre hem cari nafakası hem de sıradan icra borcu olan bir çalışanda, önce aylık nafaka tutarı tam olarak kesilir; kalan net ücretin 1/4'ü ise sıradaki icra dosyasına gider. İşveren her yeni gelen yazıyı sıra cetveline eklemeli ve icra müdürlüğüne verdiği cevapta mevcut hacizleri mutlaka bildirmelidir — sıranın yanlış kurulması, yanlış alacaklıya ödeme yapılması anlamına gelir ve mükerrer ödeme riski doğurur.

İcra yazısının işverene tebliğinden dosyanın kapanmasına kadar maaş haczi sürecini gösteren akış şeması: 7 günde yazılı cevap, cari nafaka önceliği, net ücretin 1/4'ü kesinti ve sıra cetveline göre ödeme.

Kesintinin Bordroya İşlenmesi ve İcra Dosyasına Ödeme

Haciz kesintisi, her bordro döneminde yasal kesintilerden sonra kalan net ücret üzerinden hesaplanıp bordroda ayrı bir kesinti kalemi olarak gösterilir. Kesilen tutar çalışana ödenmez; ücret ödeme gününü izleyen makul süre içinde ilgili icra dosyasının banka hesabına, dosya numarası açıklamasıyla yatırılır. Açıklamasız veya yanlış dosyaya yapılan ödemeler takipte sorun yaratır ve ispat yükü işverende kalır.

Süreç boyunca dikkat edilmesi gerekenler:

  • Her dosya için ödenen toplam tutar ve kalan bakiye ayrı ayrı izlenmeli; borç bittiğinde kesinti derhal durdurulmalıdır. Borç kapandıktan sonra kesintiye devam etmek çalışana karşı ücret alacağı doğurur.
  • Kesinti, bordroda şeffaf biçimde görünmelidir; çalışanın hangi kalemin neden kesildiğini görebilmesi hem güveni hem de kayıt düzenini korur. Bordro kalemlerinin okunması için bordro nasıl okunur rehberi yardımcı olur.
  • Zam, terfi veya ücret değişikliğinde kesinti tutarı yeni net ücrete göre güncellenmelidir.
  • Çalışan işten ayrılırsa işveren bunu bir hafta içinde icra dairesine bildirmekle yükümlüdür; ayrılışta ödenen kıdem ve ihbar tazminatı üzerindeki hacizler de ayrıca değerlendirilir.

Bu hesap ve ödemelerin elle takibi, özellikle çok dosyalı çalışanlarda hata üretmeye çok açıktır; kesintiyi bordro sürecine entegre yürütmek en güvenli yoldur.

Cevap Vermemenin ve Yanlış Kesintinin Yaptırımları

Maaş haczinde işveren sorumluluğu semboliktir sanılır; oysa yaptırımlar doğrudan işverenin malvarlığını hedefler:

  • Kesinti yapılmazsa: İcra ve İflas Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca, kesilmesi gerekirken kesilmeyen veya ilk vasıta ile gönderilmeyen tutar, ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın işverenin kendi mallarından tahsil edilir. İşverenin bu tutar için borçlu çalışana rücu hakkı saklıdır, ancak pratikte bu ayrı bir alacak takibi demektir.
  • Yazıya cevap verilmezse veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulursa: İcra dairesinin talimatına uymayan işveren yetkilileri hakkında hukuki sorumluluğun yanı sıra cezai sorumluluk da gündeme gelebilir.
  • Yanlış oranda kesinti yapılırsa: Eksik kesinti fark tutarının işverenden alınması riskini, fazla kesinti ise çalışanın ücret alacağı talebini doğurur. Sıranın yanlış yönetilmesi de yanlış alacaklıya ödeme ve mükerrer ödeme riski taşır.

Özetle işveren için en pahalı senaryo yazıyı görmezden gelmektir: borç, borçlunun değil işverenin borcu hâline gelir. Tebliğ tarihinin, verilen cevabın ve her ayın kesinti dekontunun düzenli arşivlenmesi, olası bir uyuşmazlıkta işverenin en güçlü savunmasıdır.

Çalışan Tarafında Ne Oluyor? “Maaş Haczinden Kurtulmanın Yolları” Sorusunun Doğru Cevabı

İlk kesintiyi bordroda gören çalışan, neredeyse her zaman aynı soruyla İK'ya veya muhasebeye gelir: "Bu kesintiden nasıl kurtulurum?" Bu bölüm işvereni değil, çalışanın sorusunu ele alıyor — çünkü işverenin vereceği cevabın hukuken doğru olması hem çalışanı yanlış yönlendirmekten hem de sizi İcra ve İflas Kanunu md. 356 sorumluluğundan korur.

Dürüst cevap şudur: haczi kaldıran tek şey borcun sona ermesidir. İşveren, çalışan rica etti diye kesintiyi durduramaz; durdurursa kesilmeyen tutar ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın işverenin kendi malvarlığından tahsil edilir. Bununla birlikte çalışanın kendi başvurabileceği, hukuken gerçek olan yollar vardır:

  • Borcu kapatmak veya alacaklıyla anlaşmak. Kesintiyi kesin biçimde bitiren tek yol budur. Alacaklı, ödeme veya sulh sonrası icra dosyasından haczin kaldırılmasını (haczin fekkini) talep ederse kesinti durur. Bu görüşme çalışan ile alacaklı veya vekili arasındadır; işveren taraf değildir.
  • Taksitle ödeme taahhüdü (İİK md. 111). Borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu düzenli taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve ilk taksiti derhal öderse icra muamelesi durur. Şartları dardır: yeterli miktarda mal haczedilmiş olmalı, her taksit borcun dörtte birinden az olmamalı, taksitler aydan aya ödenmeli ve toplam süre üç ayı geçmemelidir.
  • İcra mahkemesine şikâyet (İİK md. 16). Kesinti oranı yanlış hesaplanmışsa, haczedilemeyecek bir gelire haciz konmuşsa veya dosya sırası hatalı yönetiliyorsa, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilebilir. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde şikâyet süreye bağlı değildir.
  • Geçim payı ve oran denetimi (İİK md. 83). Maaş, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce takdir edilen miktar düşüldükten sonra haczedilir; ancak haczedilecek miktar maaşın dörtte birinden az olamaz. İşçi ücretlerinde İş Kanunu md. 35 üst sınırı da dörtte bire çektiği için oran pratikte 1/4'te sabitlenir. Bu yüzden "asgari ücretliyim, benden kesinti yapılamaz" beklentisi hukuken karşılık bulmaz.
  • Emekli aylığındaki koruma (5510 sayılı Kanun md. 93). SGK'dan ödenen gelir, aylık ve ödenekler; Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez ve bu aylıklara yönelik haciz talepleri borçlunun muvafakati yoksa icra müdürünce reddedilir. Bu koruma emekli aylığına özgüdür; çalışırken alınan ücret için geçerli değildir. İki gelir sıkça karıştırılır.

Buna karşılık internette "yol" diye anlatılan bazı yöntemler ya işe yaramaz ya da doğrudan işvereni riske sokar:

  • İşten ayrılıp başka işe girmek kurtarmaz. İİK md. 355 uyarınca işveren, borçlunun işten ayrıldığını icra dairesine bildirmekle yükümlüdür; yeni işveren tespit edildiğinde haciz orada devam eder.
  • Ücreti elden ödemek veya bordroda düşük göstermek bir çözüm değil, ayrı bir hukuka aykırılıktır. İşveren için İİK md. 356 sorumluluğunun yanında kayıt dışı istihdam ve SGK yaptırımı riski doğurur; bu talep kabul edilemez.
  • Çalışanın rızasıyla kesintiyi durdurmak mümkün değildir. Muvafakat ancak kesinti oranını artırma yönünde ve haciz konulduktan sonra sonuç doğurur; hacizden önce imzalatılan genel muvafakatler geçersizdir.

İşveren için pratik sonuç nettir: çalışanı doğru mercie yönlendirin (icra dosyasının bulunduğu müdürlük, alacaklı vekili veya icra mahkemesi), kesintiyi mevzuata uygun sürdürün ve dosya kapandığı anda durdurun. Bakiyeyi çalışanın da görebilmesi bu konuşmayı büyük ölçüde gereksiz kılar — kesinti kaleminin bordroda şeffaf görünmesi, "ne zaman bitecek" sorusunu tahminden çıkarır.

İcra Kesintilerini Otomatik Yönetmek: AI ile Yazı Analizi

Maaş haczi süreci, doğası gereği hataya açık üç halkadan oluşur: gelen yazının doğru okunması, oranın ve sıranın doğru hesaplanması, kesintinin her ay eksiksiz bordroya yansıtılması. empuno'nun icra ve haciz kesintisi yönetimi bu üç halkayı tek akışta toplar:

  • İcra yazısının fotoğrafını veya PDF'ini yüklersiniz; yapay zeka dosya numarasını, alacaklıyı ve borç tutarını otomatik çıkarır, elle veri girişi gerekmez.
  • Yasal kesinti, çalışanın ücretine göre güncel mevzuata uygun oranda otomatik hesaplanır ve her dönem bordroya kendiliğinden işlenir.
  • Aynı çalışana ait birden fazla dosyada sıra ve öncelik sistem tarafından yönetilir; ödenen tutarlar ve kalan bakiye dosya bazında izlenir, dosyanın ne zaman kapanacağını her an görürsünüz.
  • İcra kalemleri, avans ve diğer kesintilerle birlikte aylık birleşik kesinti raporunda toplanır; mali müşaviriniz muhasebeci portalı üzerinden bu rapora doğrudan erişir.

Böylece Excel tablosu, oran ezberi ve gözden kaçan dosya riski ortadan kalkar; işveren sorumluluğu belgeli ve izlenebilir bir sürece dönüşür.

Not: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıklarda bir avukata veya mali müşavirinize danışmanız uygun olur.

İcra kesintilerini elle hesaplamayı bırakın

İcra yazısını yükleyin; yapay zeka dosya bilgilerini çıkarsın, yasal kesintiyi hesaplasın, tutarlar her ay bordroya kendiliğinden yansısın.

İcra Kesintisi Yönetimini İnceleyin →

Sık Sorulan Sorular

Maaş haczinden kurtulmanın yolları var mı?
Kesintiyi kesin biçimde bitiren tek yol borcun sona ermesidir: borcun ödenmesi ya da alacaklıyla anlaşılıp haczin kaldırılması (fek). Bunun dışında hukuken gerçek olan yollar sınırlıdır — İcra ve İflas Kanunu md. 111 kapsamında taksitle ödeme taahhüdünde bulunmak (ilk taksit derhal ödenir, her taksit borcun dörtte birinden az olamaz, süre üç ayı geçemez) ve kesinti oranı ya da sıra hatalıysa md. 16 uyarınca işlemi öğrendikten sonra yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet etmek. İşten ayrılmak kurtarmaz; işveren ayrılışı icra dairesine bildirmekle yükümlüdür ve haciz yeni işverende devam eder. İşverenin çalışanın talebiyle kesintiyi durdurma yetkisi ise yoktur.
Çalışan işverenden icra kesintisini durdurmasını isteyebilir mi?
İsteyebilir ama işveren bu talebi yerine getiremez. İcra ve İflas Kanunu md. 356 uyarınca kesilmesi gerekirken kesilmeyen tutar, ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın işverenin kendi malvarlığından tahsil edilir. Kesintiyi durdurmaya yetkili olan icra müdürlüğüdür: borç kapandığında, alacaklı haczin kaldırılmasını talep ettiğinde veya icra mahkemesi aksi yönde karar verdiğinde kesinti sona erer. İşverenin doğru davranışı, çalışanı dosyanın bulunduğu icra müdürlüğüne yönlendirmek ve bu arada kesintiyi mevzuata uygun sürdürmektir.
Emekli maaşına haciz konabilir mi?
5510 sayılı Kanun md. 93 uyarınca sigortalılara ve hak sahiplerine bağlanan gelir, aylık ve ödenekler; Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu aylıklara yönelik haciz talepleri, borçlunun muvafakati bulunmuyorsa icra müdürü tarafından reddedilir. Koruma emekli aylığına özgüdür: çalışan bir işçinin ücreti bu kapsamda değildir ve İş Kanunu md. 35 ile İİK md. 83 çerçevesinde dörtte bir oranında haczedilebilir.
Maaş haczinde kesinti oranı nedir, çalışan onayıyla artırılabilir mi?
İş Kanunu'nun 35. maddesine göre işçi ücretinin en fazla dörtte biri haczedilebilir ve uygulamada bu oran net ücret üzerinden hesaplanır. Haciz konulduktan sonra borçlu çalışan muvafakat ederse 1/4'ten yüksek oranda kesinti yapılabilir; ancak hacizden önce imzalatılan genel muvafakatler geçersizdir. Nafaka alacakları bu sınırın istisnasıdır.
Nafaka borcu diğer icra dosyalarının önüne geçer mi?
Evet. Aylık işleyen (cari) nafaka sıraya girmeden ve 1/4 sınırına tabi olmadan her ay öncelikle ve tam olarak kesilir. Birikmiş nafaka borcu ise 1/4'lük kesinti içinde diğer icra dosyalarının önüne geçer; sıradan dosyalar ancak nafaka dosyası kapandıktan sonra kesinti almaya başlar.
Asgari ücretli çalışandan haciz kesintisi yapılır mı?
Evet, ücretin asgari ücret düzeyinde olması hacze engel değildir. 2026 itibarıyla net asgari ücret 28.075,50 TL olduğundan, asgari ücretli bir çalışandan yapılabilecek aylık icra kesintisi en fazla yaklaşık 7.018,88 TL'dir (net ücretin dörtte biri).
İşveren icra yazısına cevap vermezse ne olur?
İşveren, haciz yazısına tebliğden itibaren 7 gün içinde cevap vermek ve kesintiyi yapmakla yükümlüdür. Kesilmesi gerekirken kesilmeyen tutar, İcra ve İflas Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca ayrıca mahkeme kararına gerek olmadan işverenin kendi malvarlığından tahsil edilir; gerçeğe aykırı beyan hâlinde cezai sorumluluk da gündeme gelebilir.
Kıdem ve ihbar tazminatı haczedilebilir mi?
Evet. Kıdem ve ihbar tazminatı ücret niteliğinde sayılmadığından 1/4'lük haciz sınırıyla korunmaz; yerleşik yargı uygulamasına göre tamamı haczedilebilir. Bu nedenle işten ayrılan borçlu çalışana tazminat öderken dosyadaki haciz durumunu mutlaka kontrol etmek gerekir.
Borçlu çalışan işten ayrılırsa icra dosyasına ne bildirilir?
İşveren, çalışanın işten ayrıldığını bir hafta içinde icra dairesine yazılı olarak bildirmelidir; biliniyorsa yeni işveren bilgisi de eklenir. Yapılan son kesinti ve kalan bakiye kayıtlarının düzenli tutulması bu bildirimde işi kolaylaştırır; empuno'da her icra dosyasının ödeme geçmişi ve kalan borcu dosya bazında hazır izlendiği için ayrılış bildirimi dakikalar içinde hazırlanabilir.
Aynı çalışan için birden fazla icra dosyası varsa kesinti nasıl paylaştırılır?
Paylaştırılmaz. Ücret üzerindeki hacizler tebliğ sırasına göre sıraya konur; 1/4'lük kesintinin tamamı sıradaki dosyaya aktarılır ve o dosyanın borcu bitmeden sonraki dosya için kesintiye başlanmaz. Tek istisna nafakadır: aylık işleyen (cari) nafaka sıraya girmeden ve 1/4 sınırına tabi olmadan her ay önce kesilir, birikmiş nafaka borcu ise 1/4'lük kesinti içinde diğer dosyaların önüne geçer.
Haciz kesintisi brüt ücretten mi net ücretten mi hesaplanır?
Uygulamada ve yerleşik yargı kararlarında kesinti, çalışanın eline geçen net ücret üzerinden hesaplanır. Yasal kesintiler (SGK, gelir ve damga vergisi) yapıldıktan sonra kalan net tutarın en fazla dörtte biri haczedilebilir ve bu tutar bordroda ayrı bir kesinti kalemi olarak gösterilir. Zam, terfi veya ücret değişikliğinde kesinti tutarı yeni net ücrete göre güncellenmelidir.
İkramiye ve primlerden de haciz kesintisi yapılır mı?
Evet. İkramiye, prim ve benzeri düzenli ödemeler ücret niteliğinde sayıldığından haciz kesintisinin matrahına dahil edilir. Buna karşılık kıdem ve ihbar tazminatı ücret sayılmadığından 1/4'lük sınırla korunmaz; yerleşik yargı uygulamasına göre bu tazminatların tamamı haczedilebilir.
Borçlu çalışan işten ayrılırsa işveren ne yapmalı?
İşveren, borçlu çalışanın işten ayrıldığını bir hafta içinde icra dairesine bildirmekle yükümlüdür; biliniyorsa yeni işvereni de bildirilir. Ayrılışta ödenen kıdem ve ihbar tazminatı ile kullanılmayan izin ücreti üzerindeki hacizler ayrıca değerlendirilir. Bildirimin yapılmaması, işverenin sorumluluğunu sürdüren bir eksikliktir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Somut durumlar için güncel mevzuata ve uzman görüşüne başvurunuz.