İK Sözlüğü · Sosyal Güvenlik & Emeklilik

Bağ-Kur (4/b Sigortalılığı) nedir?

Bağ-Kur, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sosyal güvenlik statüsüne verilen addır; bugünkü mevzuattaki karşılığı 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, kısaca 4/b sigortalılığıdır. Ad, 1479 sayılı Kanun'la kurulan Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan gelir; bu kurum 2006 yılında SSK ve Emekli Sandığı ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirilmiş, statü ise 4/b adıyla yaşamaya devam etmiştir. "Bağkurlu ne demek" sorusunun karşılığı budur: sigortalılığı bir işveren tarafından bildirilmeyen, primini kendisi ödeyen çalışan. Kapsama; ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek ya da basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunanlar, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, limited şirket dahil diğer şirketlerin tüm ortakları, tarımsal faaliyette bulunanlar ile köy ve mahalle muhtarları girer. Sigortalılık kişinin talebiyle değil, vergi mükellefiyeti ya da ticaret sicili tescili gibi bir olguyla başlar. 4/a ile farkı dört noktada toplanır. Birincisi primi kimin ödediğidir: 4/a'da prim işverence bildirilir ve işçi payı ücretten kesilir; 4/b'de bildirim de ödeme de sigortalıya aittir, kişi prime esas kazancını kanuni alt ve üst sınır arasında kendisi belirler ve primin tamamını kendisi öder, işveren payı yoktur. İkincisi işsizlik sigortasıdır: bu kapsamda işsizlik sigortası primi bildirilmediğinden 4/b sigortalıları işsizlik ödeneğine hak kazanmaz. Üçüncüsü iş hukukudur: 4/b sigortalısı işçi sayılmadığından 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık izin, fazla mesai, ihbar ve kıdem tazminatı hükümleri kendisine uygulanmaz. Dördüncüsü sağlık hakkının prim borcuna bağlanmasıdır: 4/b sigortalısının sağlık hizmetinden yararlanabilmesi için 60 günden fazla prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması aranır, hizmet akdiyle çalışanda böyle bir şart yoktur. Emeklilikte de eşik farklıdır: 1 Mayıs 2008 ve sonrasında ilk kez sigortalı olanlarda tam yaşlılık aylığı için aranan prim gün sayısı 4/b'lilerde 9.000, hizmet akdiyle çalışan 4/a'lılarda 7.200 gündür. Ay içindeki süre 30 gün olarak işler; kısmi süreli çalışmada olduğu gibi eksik gün bildirimi söz konusu olmaz. Aynı anda iki statünün doğması sık karşılaşılan bir durumdur; bir şirkette ortak olan kişi başka bir işyerinde hizmet akdiyle de çalışabilir. 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi bu çakışmayı çözer: 4/a ile 4/b birlikte söz konusuysa kişi 4/a kapsamında sigortalı sayılır, kamu görevlilerinin tabi olduğu 4/c ile çakışma varsa 4/c önceliklidir. Bu kural, daha önce uygulanan "önce başlayan sigortalılık devam eder" yaklaşımının yerini almıştır; geçmiş dönemlere ilişkin hizmet birleştirmelerinde bu değişiklik gözetilmelidir. İşveren tarafındaki pratik sonuç şudur: limited şirket ortakları kendi şirketlerinde 4/a'lı olarak bildirilemez; anonim şirkette ise yalnızca yönetim kurulu üyesi olan ortaklar 4/b kapsamındadır, yönetim kurulunda yer almayan ortak hizmet akdiyle çalışıyorsa 4/a'lı olarak bildirilir.

Terimleri bilmek yetmez, uygulamak gerekir

İzin, bordro, PDKS ve özlük süreçlerinizi tek platformda, mevzuata uygun yönetin.

Ücretsiz Deneyin Tüm Özellikler

Bu tanım genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Oran, tutar ve süreler mevzuat değişikliğiyle güncellenebilir; şirketinize özgü durumlar için mali müşavirinize veya avukatınıza danışın.