İK Sözlüğü · Mevzuat & Uyum

Gecikme Zammı (SGK) nedir?

Gecikme zammı, Sosyal Güvenlik Kurumu'na vadesinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklara, borç ödeninceye kadar her ay ayrı ayrı uygulanan artırımdır. 5510 sayılı Kanun süresinde ödenmeyen Kurum alacakları için iki ayrı artırım öngörür ve bu ikisi uygulamada sürekli birbirinin yerine kullanılır. Gecikme cezası, gecikmenin başındaki sınırlı bir dönem için sabit oranla uygulanan ve yaptırım niteliği taşıyan artırımdır; borç ne kadar gecikirse geciksin bu dönem uzamaz, dolayısıyla tutarı bir tavana oturur. Gecikme zammı ise ödeme süresinin bittiği tarihten borç tamamen kapanıncaya kadar her ay yeniden hesaplanır ve oranı sabit değildir; kanun bu oranı bir önceki aya ait yurt içi üretici fiyat endeksindeki aylık değişime bağladığı için amaç cezalandırmak değil, alacağın enflasyon karşısındaki değerini korumaktır. Kısacası biri gecikmeyi cezalandırır ve durur, diğeri borç kapanana kadar işlemeye devam eder; ikisi birbirinin alternatifi değildir, aynı borç üzerinde birlikte uygulanır. Uygulama alanı yalnızca sigorta primiyle sınırlı değildir: idari para cezaları, işsizlik sigortası primi ve Kurum'un diğer alacakları da vadesinde ödenmediğinde aynı mekanizmaya tabidir. Süre, primin ait olduğu aydan değil, o aya ilişkin primin kanunda öngörülen son ödeme gününün dolduğu tarihten başlar; hesap aylık işlediği için birkaç günlük bir gecikme bile ay bazında bir artırımı tetikleyebilir. İşveren açısından asıl maliyet çoğu zaman artırımın kendisi değil, doğurduğu yan sonuçlardır. Sigorta primi teşviklerinden yararlanmanın temel şartlarından biri Kuruma vadesi geçmiş prim ve idari para cezası borcunun bulunmamasıdır; küçük bir gecikme, o dönem için teşvik hakkının kaybına ve prim yükünün indirimsiz orana dönmesine yol açabilir. Aynı şekilde kamu ihalelerinde ve hakediş ödemelerinde borcu yoktur yazısı arandığından, ödenmemiş bir prim borcu ihale dışı bırakılma ya da hakedişin bekletilmesi sonucunu doğurabilir. Birikmiş borçlarda gecikme cezası ve gecikme zammının, çıkarılan yapılandırma kanunlarıyla farklı bir güncelleme ölçütüne çevrilmesi mümkündür; ancak yapılandırma bozulursa borç, silinen artırımlarla birlikte eski hâline döner. Bordro tarafında karşılığı yoktur: gecikme cezası ve gecikme zammı çalışanın hesabına yansımaz, bir kesinti kalemi değildir ve ele geçen net ücreti değiştirmez. Bunlar bütünüyle işverenin Kuruma olan borcuna eklenen tutarlardır. Üstelik 5510 sayılı Kanun, Kuruma fiilen ödenmemiş prim tutarlarının gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamayacağını öngördüğünden, prim ödemesini ertelemek maliyeti öteleyen değil büyüten bir tercih olur.

Terimleri bilmek yetmez, uygulamak gerekir

İzin, bordro, PDKS ve özlük süreçlerinizi tek platformda, mevzuata uygun yönetin.

Ücretsiz Deneyin Tüm Özellikler

Bu tanım genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki veya mali danışmanlık yerine geçmez. Oran, tutar ve süreler mevzuat değişikliğiyle güncellenebilir; şirketinize özgü durumlar için mali müşavirinize veya avukatınıza danışın.